<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Sayfası &#187; Kalp Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.sagliksayfasi.com/saglik/kalp-sagligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sagliksayfasi.com</link>
	<description>Sağlıkla İlgili Tüm Bilgiler</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Nov 2009 05:55:56 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Alışkanlıklar</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/aliskanliklar.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/aliskanliklar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 09:20:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet ve Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik ve Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlık hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlık nedir]]></category>
		<category><![CDATA[kompülsiyon]]></category>
		<category><![CDATA[tırnak yeme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=59</guid>
		<description><![CDATA[İyi ya da kötü bütün alışkanlıklar, öğrenerek edindiğimiz davranış biçimleridir. Anne-babalarımız, gerek etkileyerek gerekse bize örnek olarak, çocukluk döneminde çeşitli alışkanlıklar edinmemizi sağlarlar.
 
 Tik, alışkanlık mıdır, yoksa tedavisi olmayan bir rahatsızlık mıdır?
Tik alışkanlıktır ve kurtulma olanağı vardır. Ancak tedavisi uzun sürer.
 Alışkanlık ile kompülsiyon arasındaki fark nedir?
Alışkanlık, ancak elverişli koşullarda ortaya çıkan bir davranış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İyi ya da kötü bütün alışkanlıklar, öğrenerek edindiğimiz davranış biçimleridir. Anne-babalarımız, gerek etkileyerek gerekse bize örnek olarak, çocukluk döneminde çeşitli alışkanlıklar edinmemizi sağlarlar.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> Tik, alışkanlık mıdır, yoksa tedavisi olmayan bir rahatsızlık mıdır?</strong></p>
<p>Tik alışkanlıktır ve kurtulma olanağı vardır. Ancak tedavisi uzun sürer.</p>
<p><strong> Alışkanlık ile kompülsiyon arasındaki fark nedir?</strong></p>
<p>Alışkanlık, ancak elverişli koşullarda ortaya çıkan bir davranış biçimidir ve zorlanma söz konusu değildir. “Kompülsiyon” ise gerçek bir gereksinim olmadığı halde önüne geçilemeyen bir dürtüyle bir davranışın durmadan yinelenmesidir. Sözgelimi, her gece evinizin kapısını kilitlemeniz iyi bir alışkanlıktır; ama yatağa girmeden önce en az üç kez kapı ve pencereleri kontrol ederseniz, bu bir “kompülsiyon”dur.</p>
<p><strong> 39 yaşında bir kadınım ve yıllardır tırnaklarımı yiyorum. Bu alışkanlığımdan kurtulabilir miyim?</strong></p>
<p>Tırnak yeme alışkanlığının içinize işlemiş olduğu açıkça belli olmaktadır. Bu nedenle vazgeçmeniz güçtür, ama olanaksız değildir. Beğenisine ve övgülerine önem verdiğiniz birisinin, el güzelliğine önem verdiğini öğrenmek yararlı olabilir. Böylece tırnaklarınızı uzatmaya başlar, çevrenizdekiler tarafından övgüyle karşılanır ve büyük bir olasılıkla tırnak yeme alışkanlığından kurtulursunuz. Ama genelde tedirgin ve sıkıntılı bir kişiyseniz, tırnak yemeyi sürdürmeniz çok kolay olacaktır, çünkü tırnak yeme aslında tedirginliğinizi azaltmaya yaramaktadır.</p>
<p><strong> İnsanlar her zaman alışkanlıklarının farkında mıdırlar?</strong></p>
<p>Hayır. Kendimize özgü davranışlarımızın çoğunu bilinçsiz yaparız. Sözgelimi, sesimizi bir banda kaydedip dinleyene kadar nasıl konuştuğumuzun farkında olmayız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/aliskanliklar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akut Eklem Romatizması</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/akut-eklem-romatizmasi.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/akut-eklem-romatizmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Nov 2009 12:29:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet ve Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik ve Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[akut romatizmal ateş]]></category>
		<category><![CDATA[bademcik iltihabı]]></category>
		<category><![CDATA[romatizmal ateş]]></category>
		<category><![CDATA[streptokok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=69</guid>
		<description><![CDATA[Akut eklem romatizması ya da romatizmal ateş, kalp kapağına zarar verme riski taşıması açısından çocukluk hastalıklarının en tehlikelilerinden biridir.
 
 Bademcik iltihabının eklem romatizmasına, hatta kalp hastalığına neden olabileceği doğru mu?
Bademcik iltihabına yol açan streptokok türü bir bakteriyse,eklem romatizmasına ve kalpte bazı hasarlara neden olma olasılığı vardır. Yalnız burada bakterinin doğrudan etkisi değil, bağışıklık sisteminin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Akut eklem romatizması ya da romatizmal ateş, kalp kapağına zarar verme riski taşıması açısından çocukluk hastalıklarının en tehlikelilerinden biridir.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/bademcik-iltihabi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bademcik iltihabı">Bademcik iltihabı</a>nın eklem romatizmasına, hatta kalp hastalığına neden olabileceği doğru mu?</strong></p>
<p><a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/bademcik-iltihabi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bademcik iltihabı">Bademcik iltihabı</a>na yol açan <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/streptokok" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with streptokok">streptokok</a> türü bir bakteriyse,eklem romatizmasına ve kalpte bazı hasarlara neden olma olasılığı vardır. Yalnız burada bakterinin doğrudan etkisi değil, bağışıklık sisteminin bir tepkisi söz konusudur.</p>
<p><strong> Küçükken akut eklem romatizması geçirdim ve 18 yaşıma gelinceye kadar penisilin kullandım. Doktor dişçiye gitmeden önce de penisilin almam gerektiğini söyledi. Neden?</strong></p>
<p>Geçirdiğiniz ilk akut eklem romatizması (romatizmal ateş) nöbeti, bir tür bakteri olan “<a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/streptokok" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with streptokok">streptokok</a>”un yaptığı iltihaplanma sonucu ortaya çıkmıştır. Penisilin, hastalığı geçirmiş olan çocuklara, ikinci bir nöbetin gelmemesi için verilir. Yaşınız ilerledikçe bu tehlike aşağı yukarı bütünüyle ortadan kalkacağından penisilin almanız gerekmez. Diş tedavisinde yalnız antibiyotik verilmesinin nedeni ise farklıdır. Akut eklem romatizması sonucu kalbi hasar görmüş kişilerin, özellikle diş üzerinde yapılan işlemlerden sonra kalp kapakları iltihaplanabilir. Bu, antibiyotikle önlenir.</p>
<p><strong> Akut eklem romatizması her zaman kalp hastalığı yapar mı?</strong></p>
<p>Hayır. Kalbe zarar verme olasılığı oldukça düşüktür. Ağır kalp bozuklukları, yineleyen ya da uzun süren  <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/romatizmal-ates" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with romatizmal ateş">romatizmal ateş</a>ten sonra oluşur.</p>
<p><strong> Romatizmal ateş sık görülen bir hastalık mıdır?</strong></p>
<p>Gelişmiş ülkelerde artık pek görülmemesine karşın az gelişmiş ülkelerde hâlâ yaygındır. Bunun nedeni beslenme yetersizliği, temizlik koşullarının kötülüğü,sağlıksız ve kalabalık bir ortamda barınma gibi yoksulluktan kaynaklanan sorunların yol açtığı direnç düşüklüğü ve yetersiz tedavidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/akut-eklem-romatizmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akupunktur</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/akupunktur.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/akupunktur.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Nov 2009 07:16:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet ve Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik ve Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[akupunktur dr]]></category>
		<category><![CDATA[akupunktur ile tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[akupunktur sigara]]></category>
		<category><![CDATA[akupunktur tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=57</guid>
		<description><![CDATA[Her derde deva mı, yoksa kandırmaca mı? Akupunktur, olağanüstü bir tedavi yolu olmamakla birlikte, strese ilişkin sorunlar ve ağrıyı giderme yöntemlerine yeni bir seçenek getirmesi nedeniyle günümüzde yaygınlaşmaktadır.
 
 Sigarayı bırakmak istiyorum. Akupunktur yararlı olur mu?
Gerçekten bırakmak istiyorsanız evet. Akupunktur sigara bırakanlarda görülen şiddetli arzuyu azaltmaktadır-,
 Akupunktur sırasında batırılan iğneler insanın canını acıtmaz mı?
iğne deriye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Her derde deva mı, yoksa kandırmaca mı? Akupunktur, olağanüstü bir tedavi yolu olmamakla birlikte, strese ilişkin sorunlar ve ağrıyı giderme yöntemlerine yeni bir seçenek getirmesi nedeniyle günümüzde yaygınlaşmaktadır.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> Sigarayı bırakmak istiyorum. Akupunktur yararlı olur mu?</strong></p>
<p>Gerçekten bırakmak istiyorsanız evet. Akupunktur sigara bırakanlarda görülen şiddetli arzuyu azaltmaktadır-,</p>
<p><strong> Akupunktur sırasında batırılan iğneler insanın canını acıtmaz mı?</strong></p>
<p>iğne deriye batırılırken hafif bir acı hissedilir. Tedavi sırasında da uyuşma, ağrı, şişme ya da gıdıklanma olabilir.</p>
<p><strong> İğnenin batırıldığı yerde kanama olmaz mı?</strong></p>
<p>Kullanılan iğneler son derece düzgün ve ince olduğundan dokulara zarar vermez ve bu nedenle genellikle kanama yapmaz. Ancak, kulak ve yüzdeki bazı noktalarda çok sayıda kan damarı bulunduğundan bazen kanama görülebilir.</p>
<p><strong> Tedaviden sonuç alınabilmesi için akupunktur ne kadar sürdürülmektedir?</strong></p>
<p>Bu, birçok etkene bağlıdır. Akut rahatsızlıklar hemen ya da 1-2 haftada iyileşebilir. Kronik hastalıklarda ise, ilk birkaç hafta içinde biraz yararı görülmekle birlikte, iyileşme,ancak daha uzun sürede, 2-3 ay süren haftalık seanslardan sonra sağlanabilmektedir.</p>
<p><strong> Her yaşta insana akupunktur uygulanabilir</strong> <strong>mi?</strong></p>
<p>Aşağı yukarı 7 ile 70 yaş arasındaki herkese akupunktur uygulanabilir, iğneden korkmamaları ve batırıldığı sırada hareketsiz durmaları koşuluyla, çocuklara da yapılabilir. Yaşlı hastalarda ise iğne tedavisi yerine genellikle moksibüsyon yeğlenmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/akupunktur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akciğer ve Hastalıkları</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/akciger-ve-hastaliklari.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/akciger-ve-hastaliklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 19:28:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet ve Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik ve Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer hastalıkları tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[akciğerde kanser]]></category>
		<category><![CDATA[astım ve üzüntü]]></category>
		<category><![CDATA[balgam azaltıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kızamık]]></category>
		<category><![CDATA[kronik akciğer hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[solunum hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=72</guid>
		<description><![CDATA[Akciğerler yaşamsal önem taşıyan organlardır. Ne var ki, genellikle bu organlara gerekli özen gösterilmediğinden, sigara ve çevre kirliliği gibi olumsuz etkenlerden zarar görmeleri kaçınılmazdır.
 
İlk akla gelen, hastalıktan çok, tam formda olmadığınızdır. İlk koşudan sonra bol balgam çıkarabilirsiniz. Bu oldukça normaldir; egzersizleri sürdürürseniz hem balgam azalacak, hem de performansınız artacaktır.
Üzüntünün astıma neden olabileceği doğru mu?
Hayır, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Akciğerler yaşamsal önem taşıyan organlardır. Ne var ki, genellikle bu organlara gerekli özen gösterilmediğinden, sigara ve çevre kirliliği gibi olumsuz etkenlerden zarar görmeleri kaçınılmazdır.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>İlk akla gelen, hastalıktan çok, tam formda olmadığınızdır. İlk koşudan sonra bol balgam çıkarabilirsiniz. Bu oldukça normaldir; egzersizleri sürdürürseniz hem balgam azalacak, hem de performansınız artacaktır.</p>
<p><strong>Üzüntünün astıma neden olabileceği doğru mu?</strong></p>
<p>Hayır, ama astımı olanların heyecanlandıkları ya da üzüldükleri zaman durumları kötüleşir. Duygusal sorunların astımın birincil nedenlerinden olmadığının anlaşılmış olmasına karşılık, astım krizlerini şiddetlendirdiği bilinmektedir.</p>
<p><strong> Kızım kızamık çıkarıyor; bir arkadaşım kızamığın ciddi akciğer hastalıkları yapabileceğini söyledi. Doğru olabilir mi?</strong></p>
<p>Evet, ama bu başka koşullara da bağlıdır. Kızamık virüsü akciğerlere yerleşebileceği gibi, hastanın başka enfeksiyonlara karşı direncinin azalmasına da neden olabilir ve sorunu yaratan budur. Kızamık normal seyrini izledikten sonra çocuğunuzda inatçı bir öksürük gelişirse, doktora gösterin.</p>
<p><strong> Akciğerlerin içi bir aygıtla nasıl muayene edilir? Muayene sırasında ağrı duyulur mu?</strong></p>
<p>Kullanılan aygıtın adı bronkoskoptur. Bronkoskop, soluk borusundan aşağıya indirilerek akciğerin derindeki bölgelerinin görülebilmesini sağlayan, ince, esnek bir cam borudur. Bu işlem, herhangi bir ağrı yapmaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/akciger-ve-hastaliklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Afazi</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/afazi.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/afazi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 06:27:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet ve Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik ve Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[afazi]]></category>
		<category><![CDATA[afazi hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[afazi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[afazi tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[felç geçirenlerde afazi]]></category>
		<category><![CDATA[geçici afazi]]></category>
		<category><![CDATA[kekeleme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=66</guid>
		<description><![CDATA[Afazi, sözcükleri anlama ve konuşarak iletişim sağlama yetisinin yitirilmesidir. Afazi travmalara ya da hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkar.
Afazi, kekelemeye yol açar mı?
Kekemelik, konuşmadaki sürekliliğin bozulmasıdır. Beyindeki bir hasara ya da konuşma merkezindeki bir kusura bağlı değildir. Hem zeki hem de yavaş algılayan çocuklarda görülebilir ve afaziyle hiçbir ilgisi yoktur.
Beynin bir yanı hasar görmüş gençlerde afazi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Afazi, sözcükleri anlama ve konuşarak iletişim sağlama yetisinin yitirilmesidir. Afazi travmalara ya da hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkar.</p>
<p>Afazi, kekelemeye yol açar mı?</p>
<p>Kekemelik, konuşmadaki sürekliliğin bozulmasıdır. Beyindeki bir hasara ya da konuşma merkezindeki bir kusura bağlı değildir. Hem zeki hem de yavaş algılayan çocuklarda görülebilir ve afaziyle hiçbir ilgisi yoktur.</p>
<p>Beynin bir yanı hasar görmüş gençlerde afazi geçici bir nitelik taşımakta, yetişkinlerde ise kalıcı olmaktaymış. Acaba neden?</p>
<p>Gerek çocuklarda, gerekse yetişkinlerde afazi, geçici olup hızla düzelebileceği gibi, inatçı bir seyir de gösterebilir. Fark yaşa değil, hasara yol açan nedene bağlıdır.</p>
<p>Birkaç dil bilen birinin, afazi olduğunda, anadili dışındakileri kullanamadığı doğru mu?</p>
<p>Birden fazla dil bilen kişileri yabancı dilleri konuşamama, afazinin bir özelliğidir. Kural olarak, anadillerini daha fazla kullanırlar. Hasta iyileştikçe yabancı dilerlide konuşmaya başlayabilir.</p>
<p>Anneme bir süre önce felç geldi. O zamandan beri çok ağır konuşuyor. Acaba bu bir çeşit afazi mi? İyileşme ümidi var mı?</p>
<p>Evet, büyük bir olasılıkla afazidir. Felç geçirenlerin çoğunda değişik derecelerde afazi görülür. Onlar için hem söylenenleri anlamak, hem de isteklerini ifade etmek çok zordur. Bu nedenle felçli hastalara büyük sabır göstermek gerekir. Onlarında, en az sizin kadar, iletişim bozukluğundan sıkıntı çektiklerini ve bu durumda sabırsızlığın hiçbir yararı olmayacağını aklınızdan çıkarmayın. Afazi çoğunlukla geçicidir ve bir süre sonra hafifler. Ne var ki, iki yıl içinde bir gelişme olmazsa, tam iyileşme olasılığı az demektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/afazi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Âdet</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/adet.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/adet.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Oct 2009 11:44:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet ve Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik ve Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[adet döneminde kabızlık]]></category>
		<category><![CDATA[adet kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[adet nedir]]></category>
		<category><![CDATA[adette gebe kalma]]></category>
		<category><![CDATA[aybaşı kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kontrol hapı]]></category>
		<category><![CDATA[iki adet arası]]></category>
		<category><![CDATA[prostaglandin]]></category>
		<category><![CDATA[rahim ağzında yara]]></category>
		<category><![CDATA[rahimde kitle]]></category>
		<category><![CDATA[vajina hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=47</guid>
		<description><![CDATA[ Âdet, kanın ve hücre artıklarının rahimden atılmasıdır. Kadının doğurganlık çağı boyunca, genellikle aylık dilimler halinde ortaya çıkar ve halk arasında “aybaşı” diye de bilinir.
70 yaşındaki annem âdet kanamalarının yeniden başladığını söylüyor. Bu durum, onun yaşındaki birisi için olağan mı?
Bu gerçek bir âdet kanaması olamaz. Bu yaşlarda, kanamaya yol açan başlıca neden, iltihaplı ve ağrılı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> Âdet</strong>, kanın ve hücre artıklarının rahimden atılmasıdır. Kadının doğurganlık çağı boyunca, genellikle aylık dilimler halinde ortaya çıkar ve halk arasında “aybaşı” diye de bilinir.</p>
<p><strong>70 yaşındaki annem âdet kanamaları</strong><strong>nın yeniden başladığını söylüyor. Bu durum, onun yaşındaki birisi için olağan mı?</strong></p>
<p>Bu gerçek bir âdet kanaması olamaz. Bu yaşlarda, kanamaya yol açan başlıca neden, iltihaplı ve ağrılı bir vajina (dölyolu) hastalığı olan “atrofik vajinit” ‘tir. Kolayca tedavi edilebilir. Ancak kanama, rahimdeki bir kitleye de bağlı olabilir.</p>
<p><strong>Âdet kanamalarım başlamadan hemen önce kabızlık çekiyorum. Neden acaba?</strong></p>
<p>Söz konusu dönemde kandaki progesteron düzeyi yükselerek, bağırsak hareketlerini azaltıp kabızlığa yol açabilmektedir. Yeterli miktarda meyve ve bol sebze aldığınızda şikayetinizin geçtiğini göreceksiniz.; ama gene de düzelmezse laksatif (bağırsak içeriğini yumuşatan ilaçlar) kullanabilirsiniz.</p>
<p><strong>Âdet sırasında gebe kalabilir miyim?</strong></p>
<p>Bu, âdet çevriminin döllenmeye en az elverişli dönemidir. Bununla birlikte, gebe kalma olasılığının sıfır olduğu söylenemez.</p>
<p><strong>Yeni doğum yaptım. İlk âdetin başlamasından önceki dönemde gebe kalabilir miyim?</strong></p>
<p>Evet. Gebe kalmak, yumurtanın yumurtalıktan rahime bırakılmasına bağlıdır ve kadınların %78’inde bu olay, doğumdan sonraki ilk âdetten önce gerçekleşir.</p>
<p><strong>Doğum kontrol hapı kullanmaya başladığımdan beri âdet öncesi gerilim çekmekteyim. Hapı kesmeksizin bu rahatsızlığım giderilebilir mi?</strong></p>
<p>Çoğu kadında bu tür rahatsızlıklar B-6 vitamini kullanımıyla geçmektedir.</p>
<p><strong>Çocuk sahibi olmak istediğim için kısa bir süre önce doğum kontrol haplarını kestim, ama âdetlerim ağrılı olmaya başladı. Haplara yeniden başlamadan ağrılar giderilebilir mi?</strong></p>
<p><strong> </strong>Ağrılı âdetlerinizin nedeni, rahmin iç yüzündeki salgılarda bulunan <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/prostaglandin" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with prostaglandin">prostaglandin</a> adlı madde olabilir. Bu maddenin yapımını engelleyen ilaçlar, gebeliği önlemeden ağrıyı geçirirler.</p>
<p><strong>Doğum kontrol hapı almayı unuttuğumda, hemen ertesi gün âdet kanamam başlıyor. Bu, benim yol açtığım bir zarardan mı kaynaklanmaktadır, yoksa başka bir nedene bağlı zamansız bir kanama mıdır?</strong></p>
<p>Doğum kontrol hapı almayı unutmak, bedene herhangi bir zarar vermez. Kanamanız normal <span style="text-decoration: underline;">iki âdet arasında</span> yedi gün boyunca hep almayı kestiğiniz için görülen <strong>yalancı âdetlere</strong> benzemektedir. Ancak uzun süre ara verdiyseniz, doğum kontrolü bakımından daha güvenli olması açısından, haplar bitene kadar ek önlemler de almanız gerekecektir.</p>
<p><strong>Her cinsel ilişkiden sonra kanamam oluyor. Daha önce rahim ağzında zararsız bir yara (erozyon) olduğu söylenmişti. Kanamanın nedeni bu olabilir mi?</strong></p>
<p>Evet, neden büyük bir olasılıkla odur; ama <span style="text-decoration: underline;">rahim ağzında</span> bir kitle ya da polip gibi kanamaya yol açan birçok olasılık vardır.</p>
<p><strong>Âdetlerim ağrılı geçtiği için kürtaj yaptırdım, ama şikâyetlerimde bir değişiklik olmadı. Başka bir çözüm yolu olabilir mi?</strong></p>
<p>Âdet sorunlarının çözümü için genellikle kürtaj uygulanmaz. Bu uygulamanın başlıca nedeni yapılacak tedaviye karar vermeden önce,<strong> </strong>rahimde ciddi bir hastalık olup olmadığını anlamaktır. Daha fazla bilgi için bir kadın-doğum uzmanına başvurmanız iyi olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/adet.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Açlık Hakkında Bilmedikleriniz</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/aclik-hakkinda-bilmedikleriniz.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/aclik-hakkinda-bilmedikleriniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2009 15:25:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet ve Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik ve Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[açlık]]></category>
		<category><![CDATA[açlık grevi]]></category>
		<category><![CDATA[açlık nedir]]></category>
		<category><![CDATA[açlık özet]]></category>
		<category><![CDATA[açlık sefalet]]></category>
		<category><![CDATA[açlık susuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[açlık tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[açlık ve sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[açlıktan ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[afrika açlık]]></category>
		<category><![CDATA[kilo kaybı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=36</guid>
		<description><![CDATA[Açlık, günümüzde bile önemini koruyan bir sorundur. Başta Afrika olmak üzere Dünya nüfusunun üçte biri büyük bir açlık tehlikesiyle karşı karşıyadır.
 
Açlıktan zarar gören bir çocuk, daha sonra iyileşirse, iyileşmenin tam olduğu söylenebilir mi?
Bu konuda çeşitli görüşler vardır. Çocukların açlıktan sonra çabuk toparlanıp iyi bir gelişme göstermeleri olanaklıdır. Birkaç yıl sonra yapılan muamelelerde bu çocukların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/aclik" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with açlık">Açlık</a>, günümüzde bile önemini koruyan bir sorundur. Başta Afrika olmak üzere Dünya nüfusunun üçte biri büyük bir <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/aclik" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with açlık">açlık</a> tehlikesiyle karşı karşıyadır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Açlıktan zarar gören bir çocuk, daha sonra iyileşirse, iyileşmenin tam olduğu söylenebilir mi?</strong></p>
<p>Bu konuda çeşitli görüşler vardır. Çocukların açlıktan sonra çabuk toparlanıp iyi bir gelişme göstermeleri olanaklıdır. Birkaç yıl sonra yapılan muamelelerde bu çocukların beklenenden biraz daha küçük olmakla birlikte, genel olarak normal oldukları görülmektedir. Yanıtlanması güç olan soru, zihinsel kapasitenin açlıkla azalıp azalmadığıdır. Şiddetli açlığın beyin gelişmesini yavaşlattığını gösteren bazı çalışmaların yanı sıra, çocukluk yaşında <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/aclik" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with açlık">açlık</a> kurbanı olanların normal zihinsel işlevlerinin bozulmadığını gösteren durumlar da vardır. Başka bir deyişle, bu talihsiz çocuklar <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/aclik" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with açlık">açlık</a> nedeniyle ölmezler ve hemen ardından uygun biçimde beslenirlerse, zihinsel ve fiziksel yetenekleri pek büyük bir zarar görmeden iyileşebilirler.</p>
<p><strong>Açlığı önleyecek günlük besin gereksinimi ne kadardır?</strong></p>
<p>Bu sorunun yanıtı herkes için farklı olabilir. Kıtlık koşullarında, kişi başına günde ortalama 100 gram karbonhidrat verme amacı güdülür. Böylece, yaşamın sürdürülmesi için gerekli enerji sağlanır ve bedenin kendi protein depolarını harcaması önlenir. 100 gram karbonhidratta 400 kalori vardır, ama bu, günde 1100 kalori eksik demektir ve mutlaka en düşük gereksinim oranı olarak değerlendirilmesi gerekir. Çalışan, yetişkin bir erkek günde ortalama 3000 kalori almalıdır; 3 yaşında bir çocuk için ise bunun yarısı yeterlidir.</p>
<p><strong><a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/aclik" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with açlık">Açlık</a> bir hastalık sonucu da ortaya çıkabilir mi? </strong></p>
<p>Evet. Gelişmiş ülkelerde <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/aclik" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with açlık">açlık</a> olayları, aşağı yukarı yalnızca hastalık sonucu ortaya çıkar. Uzun süren bütün ciddi hastalıklar, bedenin enerji gereksiniminin hastanın besinle alabileceğinden daha fazla olmasına yol açar. Bunun sonucunda, büyük kilo kayıpları yada kaşeksi denilen “bir deri bir kemik kalma” hali görülür.</p>
<p><strong>Ne kadar kilo kaybı açlıktan ölüme yol açar?</strong></p>
<p>Başlangıçta normal kiloda olup kilolarının dörtte birini kaybedenler pek fazla bir sorunla karşılaşmazlar. Başlangıç kilosunun yarısı kaybedildiği zaman ise ölüm kaçınılmaz olur. Bu nedenle, ölüme yol açan kilo kaybı oranı, bu ikisi arasında bir yerde bulunmaktadır. Açlıktan ölüm, kişinin genel sağlık durumuna da bağlıdır, çünkü genellikle açlığa, ciddi enfeksiyonlar eşlik eder. Kuşkusuz çocuklarda durum farklıdır; çocukların dayanabileceği kilo kaybı daha azdır.</p>
<p><strong>Uzun süre <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/aclik" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with açlık">açlık</a> çekmiş insanlara normal yiyecekler verilebilir mi, yoksa özel besinler mi gerekir?</strong></p>
<p>Bu, açlığın şiddetine bağlıdır. Kişi uzun süre aç kalmışsa, besinlerin bağırsaklarda emilimlerinde azalma söz konusudur. Bu durumda genellikle, sıradan yiyecekler emilemez ve hastanın sorunlarına bir de ishal eklenir. Kıtlık koşullarında kullanılabilecek en iyi besinlerden biri, yağı alınarak hazırlanmış süt tozudur. Süttozu hem kolay taşınır hem de suyla karıştırılıp içildiğinde bağırsaklar tarafından kolayca emilir. Kıtlık bölgelerine yardım götüren ekiplerin karşılaştığı başlıca sorunlardan biri de bölgeye ulaşan besinin yöre halkına garip gelmesidir. Bu durumda yapılabilecek en iyi şey, bir merkezde onlara uygun yemek pişirip, dağıtmaktır.</p>
<p><strong><a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/aclik" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with açlık">Açlık</a>, zihinsel ve ruhsal değişikliklere neden olur mu?</strong></p>
<p>Evet, kuşkusuz olur. Ortaya çıkabilecek ilk değişiklik şaşırtıcı değildir: <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/aclik" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with açlık">Açlık</a> çekmekte olan insanlar, sürekli olarak yemek düşlediklerinden, düşüncelerini başka bir noktaya yöneltemezler. Fiziksel bakımdan gittikçe daha hareketsiz hale gelir, huysuz ve aksi olurlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/aclik-hakkinda-bilmedikleriniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
