<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Sayfası &#187; Ruh Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.sagliksayfasi.com/saglik/ruh-sagligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sagliksayfasi.com</link>
	<description>Sağlıkla İlgili Tüm Bilgiler</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Nov 2009 18:20:15 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Anne-Baba</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/anne-baba.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/anne-baba.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Nov 2009 06:25:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[anne baba]]></category>
		<category><![CDATA[anne ve baba]]></category>
		<category><![CDATA[evlenmek]]></category>
		<category><![CDATA[şimartmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=147</guid>
		<description><![CDATA[Çocukların, doğumdan ergenlik çağının sonuna kadar, anne- babalarının sağlayacağı sevgi ve güven dolu ortama gereksinimi vardır. Saygı ve güvene dayalı arkadaşlıkların temeli bu ortamda atılır.
 
 Babam, annemin ölümünden sonra bir türlü toparlanamadı. Ona nasıl yardımcı olabilirim? 
 
Sevilen kişinin kaybı büyük bir şoktur. Yaşlı bir insanın yıllardır beraber yaşadığı eşini yitirmesi ise kendisinden bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocukların, doğumdan ergenlik çağının sonuna kadar, anne- babalarının sağlayacağı sevgi ve güven dolu ortama gereksinimi vardır. Saygı ve güvene dayalı arkadaşlıkların temeli bu ortamda atılır.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> Babam, annemin ölümünden sonra bir türlü toparlanamadı. Ona nasıl yardımcı olabilirim?</strong><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Sevilen kişinin kaybı büyük bir şoktur. Yaşlı bir insanın yıllardır beraber yaşadığı eşini yitirmesi ise kendisinden bir parça yitirmesi gibidir. Babanızın</p>
<p>üzüntüsünü size anlatmasına fırsat verin, konuşmak, acısını bir ölçüde de olsa dindirecektir. Zamanla kendi yarasını kendisi iyileştirecektir. Bu arada</p>
<p>sizin ona destek olmanız ve ilgisini yeni uğraşlara çekmeye çalışmanız gerekir.</p>
<p><strong> Annem çocuklarımı çok şımartıyor. Bunu nasıl Önleyebilirim?</strong></p>
<p>Annenizin tutumu çocuklarınızın evdeki davranışlarını etkiliyorsa, bu konuyu onunla konuşup, endişenizi kendisine açıklamalısınız. Ancak çocuklarınız anneannelerinin tutumundan hoşlanmakla birlikte, evdeki kurallara uymayı sürdürüyorlarsa, bu durum onlara zarar vermiyor demektir. Çocuklarınızın anneannelerini ziyaret etmekten, anneannelerinin de onları eğlendirmekten hoşlanmasından memnun olmalısınız.</p>
<p>Yaşlı kişiler çocuklara yeni bir dünya tanıtırlar, büyükanne ve büyükbabalar çocuğun kendisinden çok yaşlı bir kuşakla iletişim kurabilmesini sağlayacak en yakın kişilerdir.</p>
<p><strong> Annem ve babam çocuk sahibi olmamız gerektiğini ima ediyorlar, ama biz istemiyoruz. Bir torundan yoksun bırakarak onlara haksızlık mı ediyoruz?</strong></p>
<p>Çocukların yaşlı insanların yaşantılarına mutluluk ve neşe getirdiği bir gerçektir. Daha derine inilecek olursa, yaşlı insanların kendilerinden bir parçanın yaşayacağını bilmeleri, ölümden daha az korkmalarını sağlar. Ancak, sizin çocuk sahibi olmak istememe fikrinize de saygı gösterilmesi gerekir. Çocuk istememenizin nedenlerini açıklamanız, annenizle babanızın söz konusu tutumuna son verebilir.</p>
<p><strong> 22 yaşındayım ve son üç yıldır aynı erkekle çıkıyorum. Birbirimizi çok seviyor ve evlenmek istiyoruz Ama ailem onu hiç sevmiyor; evlenirsem benimle ilişkilerini keseceklerini söylüyorlar. Ne yapmalıyım?</strong></p>
<p>Önce, ailenizin erkek arkadaşınızı niye beğenmediğini öğrenmeye çalışın. Üç yıldır birlikte olduğunuza göre, onun hakkındaki sözlerinde ne kadar doğruluk payı olduğunu değerlendirecek durumdasınızdır. Sonra, kendinize, birbiriniz için uygun bir çift olup olmadığınızı sorun. Çok genç olduğunuzu ve sizin yaşınızdaki insanların kişiliklerinin tam anlamıyla oturmamış olduğunu aklınızdan çıkarmayın.</p>
<p>En son olarak da, anne babanızı bir daha hiç görmezseniz neler hissedeceğinizi düşünün. Kuşkusuz sizin kararlı olduğunuzu görünce tehditlerinden vazgeçebilirler, ama yine de bu tür baskılarla karşı karşıya gelen çocukların bazen anne-babaları ile ilişkilerini koparmak zorunda kalabileceklerini unutmayın. Öte yandan, erkek arkadaşınızı bırakırsanız ailenize gücenebilirsiniz. Ama sonuç olarak en doğrusu, kendiniz için en iyi olduğunu hissettiğiniz biçimde davranmanızdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/anne-baba.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anksiyete</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/anksiyete.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/anksiyete.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Nov 2009 01:04:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[anksiyete bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[anksiyete nedir]]></category>
		<category><![CDATA[anksiyete nöbeti]]></category>
		<category><![CDATA[anksiyete tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaygın anksiyete]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=145</guid>
		<description><![CDATA[Anksiyete, basit bir tedirginlik ya da sıkıntıyla başlayan ve yoğun bir iç sıkıntısına, endişeye, nedeni bilinmeyen korkuya, hatta kimi zaman paniğe varan bir duygudur. Normal boyutlarda herkesin tanıdığı bu duygu, günlük yaşamı aksatıyorsa tedavi gerektirir.
 
Anksiyete nedir?
Anksiyete, şiddetine göre değişen derecelerde görülen kaygı, sıkıntı, kötü bir olayın beklentisi biçimindeki duygular ile nedensiz korku, yoğun iç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Anksiyete, basit bir tedirginlik ya da sıkıntıyla başlayan ve yoğun bir iç sıkıntısına, endişeye, nedeni bilinmeyen korkuya, hatta kimi zaman paniğe varan bir duygudur. Normal boyutlarda herkesin tanıdığı bu duygu, günlük yaşamı aksatıyorsa tedavi gerektirir.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/anksiyete-nedir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with anksiyete nedir">Anksiyete nedir</a>?</strong></p>
<p>Anksiyete, şiddetine göre değişen derecelerde görülen kaygı, sıkıntı, kötü bir olayın beklentisi biçimindeki duygular ile nedensiz korku, yoğun iç sıkıntısı ve paniktir. Anksiyete sırasında çarpıntı, terleme, <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/agiz" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ağız">ağız</a> kuruması gibi, korkuya ilişkin belirtiler de görülür.</p>
<p><strong> Anksiyete nöbetine yakalandığımda ne yapabilirim?</strong></p>
<p>Yapabileceğiniz en yararlı şeylerden biri birkaç kez derin soluk almak, gevşemek ve nöbetin nedenini düşünmektir. Ne yazık ki, anksiyeteye ilişkin bir sorun da, ortaya çıkan panik nedeniyle kişinin soğukkanlılığını yitirmesidir. Bu da sakin bir biçimde düşünmeyi engeller.</p>
<p><strong> Anksiyete ölüme yol açar mı?</strong></p>
<p>Anksiyetenin kendisi değil, ama yan etkileri ölüme neden olabilir. Sözgelimi anksiyete kaynağı olan olay kalp krizine yol açabilir.</p>
<p><strong> Doktor, sakinleştiriciler ya da uyku hapları gibi ilaçlar kullanmamı önerirse,onlara bağımlı hale gelir miyim?</strong></p>
<p>Ne yazık ki, evet. Özellikle uyku haplarına kolayca alışabilirsiniz. Sakinleştirici ilaçlar ise yalnızca anksiyetenin belirtilerini giderebilir. Oysa asıl önemli olan anksiyetenin nedenlerinin ortadan kaldırılmasıdır. Yani bu ilaçlar bir ölçüde yararlı olabilir, ama tam tedavi değildir.</p>
<p><strong> Bebekler anksiyete duyabilirler mi?</strong></p>
<p>Evet, hem de oldukça sık. Konuşamayan bir bebek için aç kalmak ya da yalnız bırakılmak anksiyete kaynağı olabilir. Ancak her seferinde ilgilenilen ya da karnı doyurularak rahatlatılan bebekte anksiyete duygusu azalır, güven duygusu gelişmeye başlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/anksiyete.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alkolizm</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/alkolizm.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/alkolizm.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 20:15:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[alkol bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[alkol tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[alkol zararları]]></category>
		<category><![CDATA[içki içmek]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlarda alkol]]></category>
		<category><![CDATA[parasetamol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=123</guid>
		<description><![CDATA[Çoğu insan aşırıya kaçmadan alkol alır ve bundan az zarar görür. Ama bazıları için alkol, normal yaşamı aksatacak bir bağımlılık sorunudur.
 
 Alkolün kadınlarda, erkeklere oranla daha fazla tehlike yarattığını duydum. Bu doğru mudur?
Kadınlarda içki tutkusu günden güne yaygınlaşmaktadır. Bununla birlikte, genel olarak kadınların erkeklerden daha az içki kullandıkları ve bu nedenle kadınlar için tehlikenin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çoğu insan aşırıya kaçmadan alkol alır ve bundan az zarar görür. Ama bazıları için alkol, normal yaşamı aksatacak bir bağımlılık sorunudur.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> Alkolün kadınlarda, erkeklere oranla daha fazla tehlike yarattığını duydum. Bu doğru mudur?</strong></p>
<p>Kadınlarda içki tutkusu günden güne yaygınlaşmaktadır. Bununla birlikte, genel olarak kadınların erkeklerden daha az içki kullandıkları ve bu nedenle kadınlar için tehlikenin daha az olduğu söylenebilir. Ama bir kadın alkolik olursa, bunun kendilerine vereceği zarar erkeğe oranla daha fazla olmaktadır. Kadında hem karaciğer daha erken etkilenmekte, hem de tedavisi daha güç olmaktadır. Gebe kadın için bir tehlike de alkolün doğacak çocuğunda zekâ geriliği riskini artırmasıdır. Ayrıca bebekte, kalça çıkığı, damak yarığı gibi doğuştan bozukluklar görülebilmektedir.</p>
<p><strong> Kayınbiraderim çok fazla içki içiyor. Geçen yıldan beri kişiliğinde belirgin bir değişiklik sezmekteyim. Eskiden çok yumuşak huylu, gezmeyi seven, dışa dönük bir insandı. Oysa şimdi hırçın ve içine kapanık oldu. Bunun nedeni içki olabilir mi?</strong></p>
<p>Aşağı yukarı kesin olarak bu duruma alkolün neden olduğu söylenebilir. Aşırı derecede içenler, hırçın,- saldırgan, kıskanç ve kuşkucu olurlar. Daha kötüsü, bellek zayıflığı olabilir, olmayan sesler ve görüntüler algılayabilirler, normal yaşamlarını sürdüremez hale gelebilirler. Üstelik bütün bunlar<strong> &#8220;delirium tremens</strong>&#8220;le sonuçlanabilir.<strong> Delirium tremens</strong>&#8216;in belirtileri huzursuzluk, titreme, terleme, ateş, panik duygusudur. İlerlediğinde sanrılar, sabuklamalar, bilinç bulanıklığı da ortaya çıkar. Kayınbiraderinizde bu tehlike işaretlerinden birini görürseniz, hemen bir doktora başvurun.</p>
<p><strong> Alkol sorunuma çare bulunması için nereden yardım sağlayabilirim?</strong></p>
<p>Alkol alışkanlığının fiziksel etkilerini ve bu konuda yapabileceklerinizi öğrenmek için bir doktora gidin. Gerekirse sizi bir kliniğe gönderecektir. Ayrıca, alkol alışkanlığından kurtulmak isteyenlere yardımcı olan derneklere de başvurabilirsiniz.</p>
<p><strong>&#8220;Akşamdan kalma&#8221; olduğumda ne yapabilirim?</strong></p>
<p>&#8220;Akşamdan kalma&#8221; diye nitelenen durumun belirtilerini ortadan kaldıran tek yöntem dinlenmektir. Baş ağrısı için<strong> parasetamol</strong> içeren ilaçlar kullanılabilir. Aspirinden sakınmak gerekir. Aspirin, alkolle tahriş olmuş mideyi daha da yıpratır. Çivi çiviyi söker yöntemi önerilmez. Bu yöntem bütün günü sarhoş bir halde yatakta geçirmekten başka bir işe yaramaz. Aslında herkesin kendine göre bir yöntemi ya da formülü vardır: Portakal suyu; vitamin hapları; yumurtalı süt; vb. Ama uygulanması gereken kural tedavi edilecek hale gelmemektir. Çok içki içtiğinizde, yatmadan önce olabildiğince bol su için. &#8220;Akşamdan kalmalığa yol açan en büyük neden, susuz kalma, yani dehidratasyon&#8217;dur. Bol su içerek alkolün bu etkisi giderilebilir.</p>
<p><strong> Bazı insanlar alkolikliğe ötekilerden daha mı yatkındır?</strong></p>
<p>Bir zamanlar, alkoliklerin fiziksel ve ruhsal açıdan başka insanlardan farklı oldukları düşünülürdü. Oysa artık bunun yanlış olduğu savunulmaktadır. Herkes alkolik olabilir. Alkolün olumsuz etkisini sezdiğiniz an, içmeyi kesmeniz gerekir. Herkes alkole dayanıklılık sınırını bilip içkiyi zamanında bırakmayı bilse, bütün tehlikeleriyle birlikte alkoliklik sorunu da büyük ölçüde azalmış olurdu.</p>
<p><strong> Kız kardeşim kocası çok içtiği için yakınıyor, ama onun alkolik olduğunu kabul etmiyor. Alkoliklik ile çok içmek farklı mıdır?</strong></p>
<p>Hayır, ikisi de aynı şeydir. Düzenli ve çok içki içmekte olan bir kişi, alkole bağımlıdır. Alkolün ne denli zararlı olduğu tartışılmaz bir gerçektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/alkolizm.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alay ve Takılma</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/alay-ve-takilma.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/alay-ve-takilma.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Nov 2009 12:26:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[alay etmek]]></category>
		<category><![CDATA[alay etmek ile ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[alay etmek nedir]]></category>
		<category><![CDATA[alaya almak]]></category>
		<category><![CDATA[takılmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=112</guid>
		<description><![CDATA[Alay ve takılma, çocukların önlenemeyen davranışlarından biridir. Önemli olan, anne ve babanın çocuklarına, şakaların, arkadaşlık ve iyi niyet sınırlarını aşmaması gerektiğini öğretebilmeleridir.
 
 Niçin çocuklar sık sık birbirlerini alaya alırlar?
Çocuklar genellikle anlayamadıkları, olağandışı şeyler karşısında bocalarlar. Bu, değişik alışkanlıkları olan farklı ırktan birisi olabileceği gibi, özürlü ya da farklı konulara eğilimli biri de olabilir. Çocukların, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Alay ve takılma, çocukların önlenemeyen davranışlarından biridir. Önemli olan, anne ve babanın çocuklarına, şakaların, arkadaşlık ve iyi niyet sınırlarını aşmaması gerektiğini öğretebilmeleridir.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> Niçin çocuklar sık sık birbirlerini alaya alırlar?</strong></p>
<p>Çocuklar genellikle anlayamadıkları, olağandışı şeyler karşısında bocalarlar. Bu, değişik alışkanlıkları olan farklı ırktan birisi olabileceği gibi, özürlü ya da farklı konulara eğilimli biri de olabilir. Çocukların, kendileri için &#8220;normal&#8221; olmayan bu tür özelliklere ilk tepkileri, alaydır. Ne var ki, alay etmenin uzun sürmemesi, bir süre sonra söz konusu kişiye alışmaları gerekir. Uzun sürdüğü ve kötü niyetli bir nitelik kazandığı durumlar, güvensizliğin işaretidir. Bu durumda alay, başkalarını aşağılayarak kendi yetersizliğini örtme ve kendi konumunu sağlamlaştırma çabasından başka bir şey değildir.</p>
<p><strong> Kendisiyle alay eden birine takılmak, söz konusu kişiyi olumsuz yönde etkiler mi?</strong></p>
<p>Kişinin kendi kendisiyle alay etmesi genellikle, başkaları tarafından kırılmamak için alınan bir önlemdir. Genç yaşlarda, başkalarının alaylarına karşı kendini koruma amacıyla geliştirilir. Sözgelimi şişman kişiler, sık sık kilolarıyla ilgili şakalar yapabilirler. Ne var ki bu onların şişmanlıklarına aldırmadıklarını göstermez. Alay konusu olmaktan, daha önce kendisi söylemiş bile olsa büyük üzüntü duyabilirler. Irk konusundaki şakalar için de aynı şey geçerlidir. Belli bir ırktan kişiler, kendi aralarında, özelliklerine ilişkin şakalar yapabilirler, ama başka birinden benzer sözler işitmek hoşlarına gitmez.</p>
<p><strong> Kocam yaptığım yemeklerle hep alay ediyor. Yeni yemekler denemek istiyorum, ama kendime güvenimi yitirdim. Ne yapmalıyım?</strong></p>
<p>Anlaşılan kocanız, farkına varmadan olumsuz bir alışkanlık geliştirmiş. Birbirinize yakın olduğunuz bir zamanda ona bu konudaki duygularınızı anlatıp, desteğine gereksiniminiz olduğunu söyleyin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/alay-ve-takilma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akıl</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/akil.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/akil.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 08:22:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[akıl]]></category>
		<category><![CDATA[akıl hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[akıl hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[akıl zeka]]></category>
		<category><![CDATA[depresif]]></category>
		<category><![CDATA[eksantrik]]></category>
		<category><![CDATA[manik depresif hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[üzüntülüdurum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=100</guid>
		<description><![CDATA[Akıl hastalığı nedir, tedavi için neler yapılabilir? Bu konuda bazı bilgiler verilebilir, ama söz konusu dalın tıbbın kesinlik kazanmamış bir alanı olduğunu unutmamak gerekir.
 
 Büyüme çağındaki kızım, iniş çıkışlarla dolu ruhsal değişiklikler göstermeye başladı. Bu manik depresif hastalık olabilir mi?
Olabilir, ama onun yaşında pek görülmez. Kızınızdaki ruhsal değişikliklere gençler arasında oldukça sık rastlanır. Nedeni, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/akil" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with akıl">Akıl</a> hastalığı nedir, tedavi için neler yapılabilir? Bu konuda bazı bilgiler verilebilir, ama söz konusu dalın tıbbın kesinlik kazanmamış bir alanı olduğunu unutmamak gerekir.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> Büyüme çağındaki kızım, iniş çıkışlarla dolu ruhsal değişiklikler göstermeye başladı. Bu manik <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/depresif" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with depresif">depresif</a> hastalık olabilir mi?</strong></p>
<p>Olabilir, ama onun yaşında pek görülmez. Kızınızdaki ruhsal değişikliklere gençler arasında oldukça sık rastlanır. Nedeni, çok derinlerde değil, arkadaş ilişkilerinde aramak daha doğru olur. Ancak iniş çıkışların daha sık ve uzun süreli görülmeye başladığı durumlarda bir psikiyatri uzmanıyla görüşmeniz yerinde olur.</p>
<p><strong> Kocam eskiden de eksantrikti, ama artık durumu iyice kötüye gitmeye başladı. Eksantriklik ne zaman <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/akil" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with akıl">akıl</a> hastalığına dönüşür?</strong></p>
<p>Söz konusu kişiyle birlikte yaşayanların, o kişiyle daha fazla başa çıkamaz duruma geldikleri zaman eksantriklik <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/akil" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with akıl">akıl</a> hastalığına dönüşmüş demektir. Bununla birlikte, hiçbir zaman o kişi hafife alınmamalı ya da yargılanmamalıdır. Aslında uzmanlar genellikle, birkaçı dışında eksantriklerin <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/akil" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with akıl">akıl</a> hastası olduğunu kabul etmezler. Bunun nedeni, eksantriklerin bilinçli olmalarıdır. Davranışlarda aşırı taşkınlık, başka durumlarda uygun görülmeyecek hareketleri yapma özgürlüğünü kazanmanın bir yoludur.</p>
<p><strong> Kısa bir süre önce annem öldü ve babam son derece üzgün. Doktora gitmesini söylesem mi?</strong></p>
<p><strong> </strong>Hayır, söylemeyin; nasıl olsa gitmeyecektir. Yaşlı insanlar bu türden deneyimlerinde doktor yardımı istemeyi uygun görmezler. Ona siz yardım etmeye çalışmalısınız. Kendisine üzüntüsünden söz açın, başlangıçta karşılık vermezse kaygılanmayın. Acısını dışa vurması için cesaret vermeyi sürdürün.</p>
<p>Üzüntülü (<a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/depresif" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with depresif">depresif</a>) durumu sürerse doktora kendiniz gidip babanız için korkularınızı anlatın. Gerekiyorsa doktor babanızı evinde ziyaret edecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/akil.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aile</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/aile.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/aile.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 14:53:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[aile çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[aile fertleri]]></category>
		<category><![CDATA[aile içi iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[aile ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[aile sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[aile tutumları]]></category>
		<category><![CDATA[geri zekalı]]></category>
		<category><![CDATA[kardeş anlaşmazlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni kardeş]]></category>
		<category><![CDATA[zeka geriliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=90</guid>
		<description><![CDATA[Aile, ilk çağlardan bugüne varlığını sürdürmüş, ancak farklı uygarlıklarda farklı biçimler almıştır. Aileye ilişkin anlayışlar günümüzde de değişmektedir.
 Kocamla sürekli kavga ediyorduk. Sonunda boşanmaya karar verdik. Biri beş, öteki yedi yaşında iki çocuğumuz var; ayrılmamız onları olumsuz yönde etkiler mi?
Bu, sizin nasıl davranacağınıza bağlıdır. Boşanmanın çocuklar üzerinde çok kötü bir etkisi olabilir, ama sürekli tartışmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aile, ilk çağlardan bugüne varlığını sürdürmüş, ancak farklı uygarlıklarda farklı biçimler almıştır. Aileye ilişkin anlayışlar günümüzde de değişmektedir.</strong></p>
<p><strong> Kocamla sürekli kavga ediyorduk. Sonunda boşanmaya karar verdik. Biri beş, öteki yedi yaşında iki çocuğumuz var; ayrılmamız onları olumsuz yönde etkiler mi?</strong></p>
<p><strong>B</strong>u, sizin nasıl davranacağınıza bağlıdır. Boşanmanın çocuklar üzerinde çok kötü bir etkisi olabilir, ama sürekli tartışmak da aynı derecede zararlıdır. Kesin olarak ayrılmaya karar verdiyseniz, en kısa zamanda bunu çocuklarınıza haber verin; çünkü belirsizlik de onları rahatsız edebilir. Çocuklar açısından önemli olan, anne- babaları tarafından eşit ölçüde sevildiklerini ve her ikisine de &#8220;ait olmayı&#8221; sürdüreceklerini bilmeleridir. Çocuklardan taraf tutmaları beklenmemelidir. Bu, onların ruh sağlığını bozmaktan başka bir işe yaramaz.</p>
<p><strong> Üç yaşında bir oğlumuz var, başka çocuk yapmamaya karar verdik. Kardeşi olmadığı için oğlumuz kendini yalnız hisseder mi?</strong></p>
<p>Onu yaşıtlarıyla arkadaşlık kurmaya özendirirseniz, kendini yalnız hissetmez. Önemli olan, aşırı meraklı ya da aşırı koruyucu davranmamanızda. Oğlunuz bütün zamanını erişkinlerle bir arada geçirmemelidir. Bu, onun aile yaşamı konusunda dengesiz bir görüş edinmesine ve büyüyünce sağlıklı ilişkiler kuramamasına yol açar.</p>
<p><strong> Altı yaşındaki oğlumuzun geri zekâlı olduğu anlaşıldı. Biz onun evde, aile arasında kalmasını istiyoruz. Bize ne önerirsiniz?</strong></p>
<p>Durum, oğlunuzdaki zekâ geriliğinin derecesine bağlıdır. Doktorunuz ve uzman kurumlar çeşitli konularda size önerilerde bulunacaklardır. Ancak genel olarak amacınız, olanaklar ölçüsünde eskisi gibi davranmak olmalıdır. Zekâsı geri kalmış bir çocuğa, öteki çocuklar gibi, gereksinimlerine karşılık verecek biçimde davranılması gerekir. Bu, oğlunuza uygun oyuncaklar bulmak ve gelişme derecesine uygun beceriler öğretmek anlamına gelir.</p>
<p><strong> Kısa bir süre önce ilk bebeğimiz doğdu. Ancak hem eşimin hem de benim anne-babalarımız, bize çok karışıyorlar. Onları kırmadan bundan vazgeçmelerini nasıl sağlayabiliriz?</strong></p>
<p>Yeni anne-baba olmuş kişiler ile büyükanne ve büyükbabalar arasında böyle sorunlar çok görülür. Özellikle çocuk bakımı yöntemi konusunda uyuşmazlık olduğunda, ilişkiler iyice gerginleşir. En iyi çözüm, anlayış farkını tartışıp bir anlaşmaya varmaktır. Doğal olarak son karar ve sorumluluk sizindir.</p>
<p><strong> Yeniden çalışmaya başlamam gerekiyor, ama bir yaşında bir kızım var. Bunun çocuğuma zararlı bir etkisi olur mu?</strong></p>
<p>Her şeyi dikkatle ayarlarsanız hayır. Bir çocuğun ilk iki ya da üç yılındaki en temel gereksinimi, sürekli sevgi ve güven duygusudur. Annenin yerini tutabilecek iyi ve ilgili bakıcılar bulunabilir. Ailenin bir bireyi, sözgelimi anneanne ya da babaanne de ideal çözüm olabilir. Ama bu işi üstlenen kişi kim olursa olsun, çocukla aralarında güven verici bir ilişkinin kurulabilmesi için, çocuğu en az üç yaşına gelinceye kadar bırakmamalıdır.</p>
<p><strong> Dört yaşında bir oğlumuz var; beş ay sonra ikinci çocuğumuz doğacak. İkinci bebeğin oğlumuz üzerinde yaratacağı etki konusunda endişeliyim. Kıskançlığı en aza indirmek için yapabileceğimiz bir şey var mı?</strong></p>
<p><strong> </strong>Öncelikle, bu düşünceye kendisini alıştırabilmesi için, çocuğunuza bir bebek beklediğinizi söyleyin. Bazen yeni doğmuş bir bebeğin nasıl geliştiğini açıklamak bile yararlı olabilir. Yeni bebeğe yer açmak için yatak odalarını değiştirmek ya da oğlunuzu anaokuluna vermek gibi büyük değişiklikleri bebek doğmadan önce gerçekleştirmeye çalışın. Bebek doğduğu zaman, büyük çocuğunuza da aynı ilgiyi göstermeye ve aynı zamanı ayırmaya çalışın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/aile.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağlama</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/aglama.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/aglama.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 03:19:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ağlama]]></category>
		<category><![CDATA[ağlama nedir]]></category>
		<category><![CDATA[ağlayınca ne yapılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek ağlama]]></category>
		<category><![CDATA[gözyaşı]]></category>
		<category><![CDATA[hipertonik bebek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=76</guid>
		<description><![CDATA[Ağlama, insan duygularının, kendiliğinden ortaya çıkan, çok gerekli bir ifadesidir. Hangi yaşta olursa olsun, ağlayan insanların genellikle sevgi, anlayış ve güven aradıkları söylenebilir.
 Yakınlarım, her ağlayışında kucağıma alırsam iki aylık oğlumu şımartacağımı söylüyorlar. Ağlarken onu kendi haline mi bırakayım?
Bebekler için, sevgi ve ilgi elde etmenin tek yolu ağlamaktır. Çocuğunuzun ağlamasına aldırmamanız, hem onun, hem de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ağlama, insan duygularının, kendiliğinden ortaya çıkan, çok gerekli bir ifadesidir. Hangi yaşta olursa olsun, ağlayan insanların genellikle sevgi, anlayış ve güven aradıkları söylenebilir.</strong></p>
<p><strong> Yakınlarım, her ağlayışında kucağıma alırsam iki aylık oğlumu şımartacağımı söylüyorlar. Ağlarken onu kendi haline mi bırakayım?</strong></p>
<p>Bebekler için, sevgi ve ilgi elde etmenin tek yolu ağlamaktır. Çocuğunuzun ağlamasına aldırmamanız, hem onun, hem de sizin için iyi olmaz. Küçük bebeklerin fiziksel rahatlama ve temasa gereksinimi vardır; ayrıca ilk birkaç ay içinde şımarmaları neredeyse olanaksızdır. Oğlunuz büyüdükçe, her ağladığında yanına gitmemeniz daha iyi olabilir. Çocukların çoğu yatma saatlerinde, ilgi çekmek için ağlamayı alışkanlık haline getirirler. Ama hangi yaşta olursa olsun, hiçbir çocuğun ağlamasına beş ya da on dakikadan fazla ilgisiz kalınmamalıdır.</p>
<p><strong> Arkadaşımın bebeği ile benimki aşağı yukarı aynı yaştalar. Ama benimki daha sık ağlıyor. Bunun belli bir nedeni var mıdır?</strong></p>
<p>Bazı bebekler ötekilerden daha huysuzdur ve bu, çeşitli nedenlere bağlı olabilir. Bazı bebeklerde kolik olabilir. Kolik, genellikle akşamları ortaya çıkan şiddetli karın ağrısıdır. Çocuk, ağrısını çığlık ve bağırmalarla duyurur.</p>
<p>Bebeklerde kolik&#8217;in nedenleri tam olarak bilinemediğinden tedavisi güçtür. Bununla birlikte bebek üç aylık olunca kolik genellikle kendiliğinden kaybolur. Bazı bebekler ise &#8220;hipertonik&#8221; tir (çok gergin ve aşırı hareketli). Böyle bebeklerin sakin bir ortamda, özenli bir bakım görmesi gerekir. Bazen doktorlar hafif bir sakinleştirici de verirler. Bir başka durum ise, belirli bir neden olmaksızın bebeğin huysuz olmasıdır. Bebeğinizin ağlama nedeni yalnızca bu ise, geçmesini beklemekten başka yapacak bir şey yoktur. Ama huysuzluğu gittikçe artarsa bir uzmana danışabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/aglama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağız Kokusu</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/agiz-kokusu.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/agiz-kokusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 22:07:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet ve Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik ve Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[ağız bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[ağız gargara]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu neden]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusunu önlemek]]></category>
		<category><![CDATA[aseton kokması]]></category>
		<category><![CDATA[mide kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[öpüşme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=74</guid>
		<description><![CDATA[Ağız kokusu, kişinin hem kendisi, hem de çevresi için oldukça sıkıntı yaratan bir durumdur. Ancak önlenebilir ve başarıyla tedavi edilebilir.
 
Sarımsağı çok seviyorum, ama kokusu yüzünden yemek sorun oluyor, ne önerirsiniz?
Çok güçlü bir baharat olan sarımsak, bağırsaklarda emilmesine karşın, havada da çözünebilmektedir. Bu yüzden, sarımsak dokulardan geçerken, hava, bu kokuyu, alır. Yapılabilecek tek şey çevrenizdekilerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/agiz" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ağız">Ağız</a> kokusu, kişinin hem kendisi, hem de çevresi için oldukça sıkıntı yaratan bir durumdur. Ancak önlenebilir ve başarıyla tedavi edilebilir.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Sarımsağı çok seviyorum, ama kokusu yüzünden yemek sorun oluyor, ne önerirsiniz?</strong></p>
<p>Çok güçlü bir baharat olan sarımsak, bağırsaklarda emilmesine karşın, havada da çözünebilmektedir. Bu yüzden, sarımsak dokulardan geçerken, hava, bu kokuyu, alır. Yapılabilecek tek şey çevrenizdekilerin de sarımsak yemesini sağlamanızdır; sarımsak yiyenler birbirlerinin <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/agiz" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ağız">ağız</a> kokusunu duymazlar.</p>
<p><strong> Diş sağlığım bozuk olduğu için ağzım çok kötü kokuyor. 30 yaşındayım. Acaba bütün dişlerimin çekilmesi mi gerekecek?</strong></p>
<p>Bu, dişlerinizin durumuna bağlıdır. Dişleriniz ancak yapılacak başka bir şey yoksa çekilir. Yine de bir dişçiye görünmezseniz <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/agiz" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ağız">ağız</a> kokunuz devam eder, hatta daha da artabilir.</p>
<p><strong> Kocam şeker hastası, zaman zaman da kanda şeker düzeyi kontrolden çıkıyor. Son kontrolünde doktor, <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/agiz" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ağız">ağız</a> kokusunda bir değişiklik fark edip etmediğimi sordu. Neden?</strong></p>
<p>Şeker hastalarının kan şeker düzeyleri yükselince, bedende aseton birikir (metabolizma, aseton ürettiği için) ve soluğunun aseton kokmasına yol açabilir. Bu, hafif tatlı bir kokudur, başka kokulara da benzemez. Doktorlar bazen, tanı koymada ya da hastalığın ağırlığını saptamada bu kokuyu da göz önüne alırlar.</p>
<p><strong> Yıllardır sindirim bozukluğu çekiyorum, kocam da ağzımın kötü koktuğunu söylüyor. Bunun nedeni çok fazla geğirmek olabilir mi?</strong></p>
<p>Mide içeriği güzel kokmadığı için geğirerek çıkarılan hava ekşimiş yiyecek gibi kokabilir. Sindirim sorununuz için mutlaka bir doktora görünün. Tedavi edildiğinde <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/agiz" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ağız">ağız</a> kokusu da ortadan kalkar. Gargara yapmak ve nane şekeri çiğnemek de yararlı olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/agiz-kokusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağız</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/agiz.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/agiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 17:50:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet ve Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik ve Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[ağız bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[ağız enfeksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[ağız hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kuruması]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde ağız]]></category>
		<category><![CDATA[bebekte salya]]></category>
		<category><![CDATA[dudak kesilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[öpüşme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=72</guid>
		<description><![CDATA[Neden bebekler her bulduklarını ağızlarına sokarlar?
Aslında beslenme yolu olan ağızlarının çevrelerindeki nesnelere ilişkin bilgi sağladığını ve temel bir gereksinim olan emme isteklerini doyurduğunu fark ederler. Her ne kadar anne-babalar bundan rahatsız olurlarsa da, çocuğun bulduklarını yutmasını ya da kirli oyuncaklardan ve öteki ev eşyalarından mikrop kapmasını önlemekten başka yapabilecekleri bir şey yoktur. Yaklaşık iki yaşına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Neden bebekler her bulduklarını ağızlarına sokarlar?</strong></p>
<p>Aslında beslenme yolu olan ağızlarının çevrelerindeki nesnelere ilişkin bilgi sağladığını ve temel bir gereksinim olan emme isteklerini doyurduğunu fark ederler. Her ne kadar anne-babalar bundan rahatsız olurlarsa da, çocuğun bulduklarını yutmasını ya da kirli oyuncaklardan ve öteki ev eşyalarından mikrop kapmasını önlemekten başka yapabilecekleri bir şey yoktur. Yaklaşık iki yaşına gelince, çocukların çoğu bu huylarından vazgeçerler.</p>
<p><strong>Eşim, benden <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/agiz" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ağız">ağız</a> enfeksiyon kaptığını söylüyor. Doğru olabilir mi?</strong></p>
<p>Evet, birçok enfeksiyon ve bulaşıcı hastalık öpüşme yoluyla bulaşır. Ancak çiftler genellikle, bir süre sonra birbirlerinin mikroplarına karşı bağışıklık geliştirirler.</p>
<p>Kızım, borazan çalmayı çok seviyor. Ağzında ve yanaklarında germe sonucu kırışıklık olur mu?</p>
<p>Hayır. Yanak dokuları, kas ve bağdokusu hücreleriyle donanmıştır. Kızınızın borazan çalarken yapacağı hareketlere dayanacak kadar esnektir. Bu dokular, ancak orta yaştan sonra esnekliklerini yitirmeye başlarlar. İnsanın yaşlandıkça yüzünün buruşup sarkmasının nedeni de budur.</p>
<p><strong>Dudağımı kestiğimde öylesine küçük bir yaradan beklenmeyecek kadar çok kan aktı. Acaba neden?</strong></p>
<p>Dudaklarda çok sayıda küçük kan damarı vardır. Küçük bir kesiğin çok kanamasının nedeni budur. Kesiği bir parça buzla ovmak, hem pıhtılaşmayı kolaylaştırır, hem de acının bir ölçüde azalmasını sağlar.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Çocuğum her lokmasını uzun süre ağzında tutuyor ve genellikle yutacağı yerde dışarı çıkarıyor. Yemeğini ziyan etmesini önlemek için ne yapmalıyız?</strong></p>
<p>Çocuklar genellikle ana- babalarının sabrını sınamaktan hoşlanırlar ve ne yazık ki, siz sinirlendikçe, yaptıklarını sürdürme olasılıkları da artar. Kızınızın abur cubur yememesini ve yemek saatlerinde gerçekten aç olmasını sağlamaya çalışın. Ayrıca yiyeceğini sandığınızdan fazla yemek vermeyin. En önemlisi de, sinirlenmemeye çalışın.</p>
<p><strong>Sinirli ve gergin olduğumda ya da korktuğum zaman neden ağzım kuruyor?</strong></p>
<p>Korktuğunuz ya da endişeli olduğunuz zaman böbreküstü bezlerinizden kan dolaşımına, adrenalin denilen, bedeni &#8220;kaçmaya ya da dövüşe&#8221; hazırlayan bir madde salgılanmaya başlanır. Adrenalin&#8217;in etkilerinden biri de, kan akımını, <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/agiz" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ağız">ağız</a> gibi organlardan kaslara aktarmaktır. Büyük bir oranı su olan kanın azalması, <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/agiz" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ağız">ağız</a> kuruluğu yapar. Soğuk su yudumlamak, kuruluğu giderir.</p>
<p><strong>Bebeğim çok salya akıtıyor. Dişleri çıktığı için mi böyle, yoksa başka bir rahatsızlığı olabilir mi?</strong></p>
<p>Ağzın içini sulandıran tükürük bezleri, bebek diş çıkarırken uyarıldığı için fazla salgı yapar. Ayrıca, solunum yolları enfeksiyonları da <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/agiz" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ağız">ağız</a> içindeki bezlerin salgısını artırır. Bebeğinizin giysilerini korumak için yalnızca yemeklerde değil, gün boyu önlük takabilirsiniz. Enfeksiyondan kuşkulanıyorsanız, doktora gösterin. Çocuğunuzda hafif bir enfeksiyon olsa da meraklanacak bir şey yoktur, çünkü yeni antibiyotikler bebeğinizin ağzını hızla normale döndürecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/agiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağır Kaldırma</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/agir-kaldirma.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/agir-kaldirma.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 12:47:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet ve Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik ve Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ağır kaldırma]]></category>
		<category><![CDATA[ağır yük kaldırma]]></category>
		<category><![CDATA[bel ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[belim ağrıyor]]></category>
		<category><![CDATA[karın duvarı kasları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=68</guid>
		<description><![CDATA[Zaman zaman hepimiz ağır bir şeyler kaldırmak zorunda kalırız. Bunun doğru bir biçimde yapılması hem işi kolaylaştırır, hem de belimizin zarar görmesini önler.
Neden halterciler bellerine destekleyici kemerler takarlar? Ben, inşaat işinde çalıştığım için sık sık ağır kaldırıyorum ve yıllardır bel ağrısı çekmekteyim. Halterciler gibi kemer takmam iyi olur mu?
Ağır kaldırma sırasında daha çok karın duvarı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zaman zaman hepimiz ağır bir şeyler kaldırmak zorunda kalırız. Bunun doğru bir biçimde yapılması hem işi kolaylaştırır, hem de belimizin zarar görmesini önler.</p>
<p><strong>Neden halterciler bellerine destekleyici kemerler takarlar? Ben, inşaat işinde çalıştığım için sık sık ağır kaldırıyorum ve yıllardır bel ağrısı çekmekteyim. Halterciler gibi kemer takmam iyi olur mu?</strong></p>
<p><a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/agir-kaldirma" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ağır kaldırma">Ağır kaldırma</a> sırasında daha çok karın duvarı kaslarından yararlanılır. Bu kaslar çok kuvvetli olmalarına karşılık, yırtılma tehlikesinden büsbütün uzak değillerdir. Belinizdeki rahatsızlık büyük bir olasılıkla karın kaslarınızı aşırı kullanmanızın sonucudur ve bu durumda destekleyici kemer takmanız yararlı olabilir. Bu tip kemerleri spor malzemesi satan dükkânlardan alabilirsiniz.</p>
<p><strong>Kocam, ev eşyalarımızı taşıma işini bir kamyonet kiralayarak bizim yapmamızı istiyor. Oysa, son üç yıldır gelip geçen bel ağrılarından yakınıyor hep&#8230; Durumunun daha da ağırlaşmasından korkuyorum. Onu bu işten vazgeçirmeye çalışmalı mıyım?</strong></p>
<p>Evet, birkaç kişiyle anlaşıp, bu işi onların yapmasının daha iyi olacağına kocanızı inandırmaya çalışmalısınız. Taşınma sırasında kaldırılan yükler ciddi sorunlara yol açabilir. Özellikle de merdiven inip çıkmak gerekiyorsa, yapacağı iş kocanıza çok ağır gelebilir. Taşıma işleri yapanlar söz konusu işi çok daha kısa bir zamanda bitirir ve hem kocanızı yıllar sürebilecek bel ağrısından, hem de hastalığı dolayısıyla yapacağı harcamalardan kurtarır.</p>
<p><strong>Orta kuvvette bir kadının bir arabayı kaldırarak, arabanın altındaki kızını kurtardığını duydum. Böylesi bir güç, özel durumlarda mı ortaya çıkar, ayrıca insan bu kadar ağır bir şey kaldırırsa, belini incitmez mi?</strong></p>
<p>Bİr ölüm kalım sorunu söz konusu olduğunda, gerek erkeklerin, gerekse kadınların, o güne kadar farkına varmadıkları güçler kazandıkları olmuştur. Ortalama kuvvette bir kadın da kızını kurtarmak için bir arabayı kaldırmış olabilir. Kuşkusuz, böylesine ağır bir yükü kaldırmak bele büyük zarar verebilir, ama çoğu ana-baba çocukları için bu riski göze almaktan kaçınmazlar. Sözünü ettiğiniz olaydaki anne bu riski, tek dizi üstüne çöküp dirseklerini araba tamponunun altına dayayarak azaltmış olabilir.</p>
<p><strong>iki yıldır <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/belim-agriyor" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with belim ağrıyor">belim ağrıyor</a>. Altı ay sonra bir bebeğim olacak. Gebeliğimin bel ağrımı artırmasından ve bunun sonucu olarak bebeğime iyi bakamamaktan korkuyorum. Böyle bir şey olabilir mi?</strong></p>
<p>Kendinize iyi baktığınız sürece kaygılanmanız gerekmez. Ağır kaldırmaktan ve taşımaktan kaçının. Gereken yerde başkalarının yardımını isteyin ve alışverişten sonra aldıklarınızı eve tekerlekli çantalarla taşıyın. Ev işi yaparken eğilmek yerine diz çökün. Yüksek topuklu ayakkabı giymeyin.</p>
<p><strong>Babam, bir inme sonucu yatalak oldu. Zamanımın çoğunu ona bakmakla geçiriyorum. Onu hep doğru biçimde kaldırmaya çalışıyorum, ama yine de bu işin ilerde belimle ilgili sorunlar çıkarmasından korkuyorum. Belimin zarar görmesini nasıl önleyebilirim?</strong></p>
<p>Babanızı kucağınıza almayın. Sözgelimi, tekerlekli sandalyesine oturtmak için önce sandalyeyi yatağın yanına getirin, sonra bacaklarını yataktan sarkıtın, dik oturtun ve sandalyeye doğru çekin. Giydirmek için, kendisini kollarına dayanarak hafifçe kaldırmasını sağlayın. Eğer yapamıyorsa, siz arkadan pantolonunu yavaş yavaş çekerken onun da ağırlığını bir kalçadan ötekine geçirmesini isteyin. Yatak çarşafını değiştirirken, önce yatağın yarısını değiştirin. Babanızı yan yatırın ve hem kirli, hem de temiz çarşafı katlı halde altına sokun. Sonra babanızı bunların üstünden yuvarlayıp temiz yana alın. Kirli çarşafı altından çekip alın, yeni çarşafı düzeltin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/agir-kaldirma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

