<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Sayfası &#187; Ruh Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.sagliksayfasi.com/saglik/ruh-sagligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sagliksayfasi.com</link>
	<description>Sağlıkla İlgili Tüm Bilgiler</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Nov 2009 05:55:56 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Ağlama</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/aglama.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/aglama.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 20:23:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ağlama]]></category>
		<category><![CDATA[ağlama nedir]]></category>
		<category><![CDATA[ağlayınca ne yapılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek ağlama]]></category>
		<category><![CDATA[gözyaşı]]></category>
		<category><![CDATA[hipertonik bebek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=124</guid>
		<description><![CDATA[Ağlama, insan duygularının, kendiliğinden ortaya çıkan, çok gerekli bir ifadesidir. Hangi yaşta olursa olsun, ağlayan insanların genellikle sevgi, anlayış ve güven aradıkları söylenebilir.
 Yakınlarım, her ağlayışında kucağıma alırsam iki aylık oğlumu şımartacağımı söylüyorlar. Ağlarken onu kendi haline mi bırakayım?
Bebekler için, sevgi ve ilgi elde etmenin tek yolu ağlamaktır. Çocuğunuzun ağlamasına aldırmamanız, hem onun, hem de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/aglama" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ağlama">Ağlama</a>, insan duygularının, kendiliğinden ortaya çıkan, çok gerekli bir ifadesidir. Hangi yaşta olursa olsun, ağlayan insanların genellikle sevgi, anlayış ve güven aradıkları söylenebilir.</strong></p>
<p><strong> Yakınlarım, her ağlayışında kucağıma alırsam iki aylık oğlumu şımartacağımı söylüyorlar. Ağlarken onu kendi haline mi bırakayım?</strong></p>
<p>Bebekler için, sevgi ve ilgi elde etmenin tek yolu ağlamaktır. Çocuğunuzun ağlamasına aldırmamanız, hem onun, hem de sizin için iyi olmaz. Küçük bebeklerin fiziksel rahatlama ve temasa gereksinimi vardır; ayrıca ilk birkaç ay içinde şımarmaları neredeyse olanaksızdır. Oğlunuz büyüdükçe, her ağladığında yanına gitmemeniz daha iyi olabilir. Çocukların çoğu yatma saatlerinde, ilgi çekmek için ağlamayı alışkanlık haline getirirler. Ama hangi yaşta olursa olsun, hiçbir çocuğun ağlamasına beş ya da on dakikadan fazla ilgisiz kalınmamalıdır.</p>
<p><strong> Arkadaşımın bebeği ile benimki aşağı yukarı aynı yaştalar. Ama benimki daha sık ağlıyor. Bunun belli bir nedeni var mıdır?</strong></p>
<p>Bazı bebekler ötekilerden daha huysuzdur ve bu, çeşitli nedenlere bağlı olabilir. Bazı bebeklerde kolik olabilir. Kolik, genellikle akşamları ortaya çıkan şiddetli karın ağrısıdır. Çocuk, ağrısını çığlık ve bağırmalarla duyurur.</p>
<p>Bebeklerde kolik’in nedenleri tam olarak bilinemediğinden tedavisi güçtür. Bununla birlikte bebek üç aylık olunca kolik genellikle kendiliğinden kaybolur. Bazı bebekler ise “hipertonik” tir (çok gergin ve aşırı hareketli). Böyle bebeklerin sakin bir ortamda, özenli bir bakım görmesi gerekir. Bazen doktorlar hafif bir sakinleştirici de verirler. Bir başka durum ise, belirli bir neden olmaksızın bebeğin huysuz olmasıdır. Bebeğinizin <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/aglama" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ağlama">ağlama</a> nedeni yalnızca bu ise, geçmesini beklemekten başka yapacak bir şey yoktur. Ama huysuzluğu gittikçe artarsa bir uzmana danışabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/aglama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anksiyete</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/anksiyete.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/anksiyete.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 20:24:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[anksiyete bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[anksiyete nedir]]></category>
		<category><![CDATA[anksiyete nöbeti]]></category>
		<category><![CDATA[anksiyete tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaygın anksiyete]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=126</guid>
		<description><![CDATA[Anksiyete, basit bir tedirginlik ya da sıkıntıyla başlayan ve yoğun bir iç sıkıntısına, endişeye, nedeni bilinmeyen korkuya, hatta kimi zaman paniğe varan bir duygudur. Normal boyutlarda herkesin tanıdığı bu duygu, günlük yaşamı aksatıyorsa tedavi gerektirir.
Anksiyete nedir?
 
Anksiyete, şiddetine göre değişen derecelerde görülen kaygı, sıkıntı, kötü bir olayın beklentisi biçimindeki duygular ile nedensiz korku, yoğun iç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Anksiyete, basit bir tedirginlik ya da sıkıntıyla başlayan ve yoğun bir iç sıkıntısına, endişeye, nedeni bilinmeyen korkuya, hatta kimi zaman paniğe varan bir duygudur. Normal boyutlarda herkesin tanıdığı bu duygu, günlük yaşamı aksatıyorsa tedavi gerektirir.</strong></p>
<p><strong>Anksiyete nedir?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Anksiyete, şiddetine göre değişen derecelerde görülen kaygı, sıkıntı, kötü bir olayın beklentisi biçimindeki duygular ile nedensiz korku, yoğun iç sıkıntısı ve paniktir. Anksiyete sırasında çarpıntı, terleme, ağız kuruması gibi, korkuya ilişkin belirtiler de görülür.</p>
<p><strong> Anksiyete nöbetine yakalandığımda ne yapabilirim?</strong></p>
<p>Yapabileceğiniz en yararlı şeylerden biri birkaç kez derin soluk almak, gevşemek ve nöbetin nedenini düşünmektir. Ne yazık ki, anksiyeteye ilişkin bir sorun da, ortaya çıkan panik nedeniyle kişinin soğukkanlılığını yitirmesidir. Bu da sakin bir biçimde düşünmeyi engeller.</p>
<p><strong> Anksiyete ölüme yol açar mı?</strong></p>
<p>Anksiyetenin kendisi değil, ama yan etkileri ölüme neden olabilir. Sözgelimi anksiyete kaynağı olan olay kalp krizine yol açabilir.</p>
<p><strong> Doktor, sakinleştiriciler ya da uyku hapları gibi ilaçlar kullanmamı önerirse,onlara bağımlı hale gelir miyim?</strong></p>
<p>Ne yazık ki, evet. Özellikle uyku haplarına kolayca alışabilirsiniz. Sakinleştirici ilaçlar ise yalnızca anksiyetenin belirtilerini giderebilir. Oysa asıl önemli olan anksiyetenin nedenlerinin ortadan kaldırılmasıdır. Yani bu ilaçlar bir ölçüde yararlı olabilir, ama tam tedavi değildir.</p>
<p><strong> Bebekler anksiyete duyabilirler mi?</strong></p>
<p>Evet, hem de oldukça sık. Konuşamayan bir bebek için aç kalmak ya da yalnız bırakılmak anksiyete kaynağı olabilir. Ancak her seferinde ilgilenilen ya da karnı doyurularak rahatlatılan bebekte anksiyete duygusu azalır, güven duygusu gelişmeye başlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/anksiyete.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Annelik</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/annelik.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/annelik.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Nov 2009 04:48:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[anneler babalar]]></category>
		<category><![CDATA[baba etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk bakmak]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik ve annelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=88</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde birçok açıdan değişmiş olmasına karşın annelik, kadınların en önemli deneyimi olmayı sürdürmektedir.
 
 Annem ve babam, bir an önce çocuk sahibi olmamız için ısrar ediyorlar, ama biz birkaç yıl beklemek istiyoruz. Bencillik mi ediyoruz? 
Hayır, anne-babanız biraz düşüncesizlik ediyorlar. Büyükanne ve büyükbaba olmak isterken buna karar verecek olanların aslında sizler olduğunuzu unutuyorlar. Bu baskıya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Günümüzde birçok açıdan değişmiş olmasına karşın annelik, kadınların en önemli deneyimi olmayı sürdürmektedir.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> Annem ve babam, bir an önce çocuk sahibi olmamız için ısrar ediyorlar, ama biz birkaç yıl beklemek istiyoruz. Bencillik mi ediyoruz?</strong><strong> </strong></p>
<p>Hayır, anne-babanız biraz düşüncesizlik ediyorlar. Büyükanne ve büyükbaba olmak isterken buna karar verecek olanların aslında sizler olduğunuzu unutuyorlar. Bu baskıya yenik düştüğünüzde değil, kendinizi aile kuracak güçte hissettiğinizde çocuk sahibi olmalısınız.<strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> Kocam bir süre önce beni ve iki çocuğumu terk etmişti. Şimdi geri dönmeyi ve bir çocuk sahibi daha olmayı istiyor. Ne yapmalıyım?</strong><strong> </strong></p>
<p>Kocanızı hâlâ seviyorsanız, onunla birlikte olmayı bir kez daha deneyin. Ama evliliğinizin süreceğinden emin olmadan bir çocuk daha yapmamalısınız. Birçok çiftin evliliği kurtarmak için<strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> 9 ile 11 yaşlarındaki iki oğlumu tek başıma yetiştiriyorum ve baba etkisinden yoksun kaldıkları için endişeleniyorum. Bu konuda bana ne önerirsiniz?</strong><strong> </strong></p>
<p>Oğullarınızın gerek arkadaşlık edebilecekleri, gerekse örnek alabilecekleri bir erkeğin bulunmaması konusundaki endişenizde haklısınız. Baba rolünü üstlenecek dayı, dede gibi yakın bir akrabanız bu eksikliği giderebilir. Ayrıca çocuklarınızı uygun bir arkadaş çevresi içine girmeye özendirin.<strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> Arkadaşlarımın hemen hepsi çalışıyor ve benim bütün gün evde oturup çocuklarıma bakmaktan haz duymamı garip karşılıyorlar. Gerçekten durumumun garip bir yanı var mı?</strong><strong> </strong></p>
<p>Eğer ekonomik yönden gerek duymuyor ve çocuk bakmaktan hoşlanıyorsanız, böyle</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/annelik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alışkanlıklar</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/aliskanliklar.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/aliskanliklar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 09:20:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet ve Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik ve Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlık hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlık nedir]]></category>
		<category><![CDATA[kompülsiyon]]></category>
		<category><![CDATA[tırnak yeme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=59</guid>
		<description><![CDATA[İyi ya da kötü bütün alışkanlıklar, öğrenerek edindiğimiz davranış biçimleridir. Anne-babalarımız, gerek etkileyerek gerekse bize örnek olarak, çocukluk döneminde çeşitli alışkanlıklar edinmemizi sağlarlar.
 
 Tik, alışkanlık mıdır, yoksa tedavisi olmayan bir rahatsızlık mıdır?
Tik alışkanlıktır ve kurtulma olanağı vardır. Ancak tedavisi uzun sürer.
 Alışkanlık ile kompülsiyon arasındaki fark nedir?
Alışkanlık, ancak elverişli koşullarda ortaya çıkan bir davranış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İyi ya da kötü bütün alışkanlıklar, öğrenerek edindiğimiz davranış biçimleridir. Anne-babalarımız, gerek etkileyerek gerekse bize örnek olarak, çocukluk döneminde çeşitli alışkanlıklar edinmemizi sağlarlar.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> Tik, alışkanlık mıdır, yoksa tedavisi olmayan bir rahatsızlık mıdır?</strong></p>
<p>Tik alışkanlıktır ve kurtulma olanağı vardır. Ancak tedavisi uzun sürer.</p>
<p><strong> Alışkanlık ile kompülsiyon arasındaki fark nedir?</strong></p>
<p>Alışkanlık, ancak elverişli koşullarda ortaya çıkan bir davranış biçimidir ve zorlanma söz konusu değildir. “Kompülsiyon” ise gerçek bir gereksinim olmadığı halde önüne geçilemeyen bir dürtüyle bir davranışın durmadan yinelenmesidir. Sözgelimi, her gece evinizin kapısını kilitlemeniz iyi bir alışkanlıktır; ama yatağa girmeden önce en az üç kez kapı ve pencereleri kontrol ederseniz, bu bir “kompülsiyon”dur.</p>
<p><strong> 39 yaşında bir kadınım ve yıllardır tırnaklarımı yiyorum. Bu alışkanlığımdan kurtulabilir miyim?</strong></p>
<p>Tırnak yeme alışkanlığının içinize işlemiş olduğu açıkça belli olmaktadır. Bu nedenle vazgeçmeniz güçtür, ama olanaksız değildir. Beğenisine ve övgülerine önem verdiğiniz birisinin, el güzelliğine önem verdiğini öğrenmek yararlı olabilir. Böylece tırnaklarınızı uzatmaya başlar, çevrenizdekiler tarafından övgüyle karşılanır ve büyük bir olasılıkla tırnak yeme alışkanlığından kurtulursunuz. Ama genelde tedirgin ve sıkıntılı bir kişiyseniz, tırnak yemeyi sürdürmeniz çok kolay olacaktır, çünkü tırnak yeme aslında tedirginliğinizi azaltmaya yaramaktadır.</p>
<p><strong> İnsanlar her zaman alışkanlıklarının farkında mıdırlar?</strong></p>
<p>Hayır. Kendimize özgü davranışlarımızın çoğunu bilinçsiz yaparız. Sözgelimi, sesimizi bir banda kaydedip dinleyene kadar nasıl konuştuğumuzun farkında olmayız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/aliskanliklar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Algı</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/algi.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/algi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 06:36:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[algı ve duyum]]></category>
		<category><![CDATA[algı yanılmaları]]></category>
		<category><![CDATA[algılama]]></category>
		<category><![CDATA[duyu ötesi algı]]></category>
		<category><![CDATA[duyu sinirleri ağı]]></category>
		<category><![CDATA[kör noktası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=78</guid>
		<description><![CDATA[Duyu sinirleri ağı, beynimize milyonlarca mesaj gönderir. Algı, bu mesajlar içinden gerekli olanları seçip yorumlama sürecidir.
 
 Nasıl oluyor da bir toplantıda, bir grubun konuşmasını dinlemediğim halde, adımın geçtiğini fark edebiliyorum?
Araştırmalar, çevremizdeki bütün sesleri kaydettiğimizi, ancak bizim için özel bir anlam taşımadıkça ya da beklenmedik olmadıkça hiçbirini dikkate almadığımızı göstermiştir. Kendi adınız, kuşkusuz sizin için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Duyu sinirleri ağı, beynimize milyonlarca mesaj gönderir. Algı, bu mesajlar içinden gerekli olanları seçip yorumlama sürecidir.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> Nasıl oluyor da bir toplantıda, bir grubun konuşmasını dinlemediğim halde, adımın geçtiğini fark edebiliyorum?</strong></p>
<p>Araştırmalar, çevremizdeki bütün sesleri kaydettiğimizi, ancak bizim için özel bir anlam taşımadıkça ya da beklenmedik olmadıkça hiçbirini dikkate almadığımızı göstermiştir. Kendi adınız, kuşkusuz sizin için çok önemlidir ve birçok ses içinden onu çıkarıp “duymanız” doğaldır.</p>
<p><strong> Bilim adamlarının ciddiye almamasına karşın, duyu- ötesi algı konusunda yazılanların bu kadar çok yandaş bulmasının nedeni nedir?</strong></p>
<p>Duyu-ötesi algı (telepati, durugörü ve benzerleri) bilim adamlarının üzerinde çalıştıkları bir konudur ve birçoklarınca da küçümsenmemektedir. Ancak izlenen olayların bilimsel deneylerle desteklenmesi hiçbir zaman mümkün olmamakta, olayların altından genellikle hileler ve yanılsamalı algı yoluyla aldatmalar çıkmaktadır.</p>
<p>Duyu-ötesi algı konusunda söylenenlerin çekiciliği, her şeyin olağan ve açıklanabilir olduğu, tekdüze bir dünyaya karşı çıkışta, açıklanamayan ya da beklenmedik olaylar karşısında duyduğumuz merakta, bilinemezliğin büyüsünde aranmalıdır.</p>
<p><strong> Birkaç gün önce eski bir kaleyi gezdim ve gerçek olmadığını bilmeme karşın, orayı daha önce gördüğüm duygusuna kapıldım, Bu, duyu- ötesi algıya bir örnek midir?</strong></p>
<p>Hayır, yalnızca <a title="Posts tagged with algılama" rel="tag" href="../etiket/algilama">algılama</a> sürecinin bize oynadığı bir oyundur. Herhangi bir olaya ilişkin algılarımız, bilinç düzeyine çıkana kadar, aynı anda birçok beyin yolundan birden geçer birbirinden, az da olsa farklı, birden çok biçimde sunulur.</p>
<p>Farklı anlarda ulaşan iletiler, aynı olayın değişik zamanlarda olduğu izlenimini yaratırlar. Başka bir deyişle, sorunuz, “Evet, eski kalede daha önce bulundunuz, ama yalnızca saniyenin beşte biri kadar önce,” diye yanıtlanabilir.</p>
<p><strong>Niçin Ay, ufuk çizgisinin tam üstündeyken daha büyük görünür? Bu sırada eğilip bacaklarımızın arasından baktığımızda Ay’ı normal boyutlarda göreceğimiz doğru mudur?</strong></p>
<p>Ufuk çizgisinin üstündeki Ay, tıpkı bir büyüteç gibi görüntüyü büyüten,kalın bir atmosfer tabakası ardından görünür. Bacaklarımızın arasından baktığımızda ise Ay’ı normal boyutlarında görürüz. Bunun nedeni, baş aşağı durumdayken gözlerimizin içindeki sıvının, mercek kaslarına yaptığı basınçtaki değişikliktir.</p>
<p><strong> Karım, “kör noktama” rastladığı için bazı nesneleri görmediğimi söylüyor. </strong></p>
<p>Neden söz ettiğini yukarıya doğru hareket ediyormuş gibi görmenizin nedeni işte budur.</p>
<p>Görme sinirinin gözün ağtabakasına girdiği yerde gerçek bir “kör nokta” vardır. Bu noktada alıcı yoktur, üzerine bir nesneden gelen ışık düşse de nesneyi “göremez”. Ancak büyük bir olasılıkla karınızın belirtmek istediği, varlığından rahatsız olduğunuz şeyleri görmezlikten gelmenizdir. Gerçekte “kör nokta” ile görme oyunları yapmak son derece zordur.</p>
<p><strong>Bir süre bir çağlayanı izleyip başka yere baktığımda, her şeyin aşağıdan yukarıya doğru hareket ettiği İzlenimine kapıldım. Bunu açıklayabilir misiniz?</strong></p>
<p>Nesnelere bakarken gözlerimiz hareketsiz durmaz. Bir alıcı hücrenin “aşırıcı” derecede çalışıp yorulmasını önleme amacıyla ileri geri küçük hareketler yaparlar. Çağlayan örneğinde, akan suyu yukarıdan aşağıya izlerler ve bir süre sonra yeniden yukarı dönerek aynı şeyi bir kez daha yaparlar. Sürekli yinelenen aşağı doğru hareket göz kaslarını yorar ve bunun etkisiyle gözünüzü oradan uzaklaştırdığınızda, bu kez ters yöndeki hareketi sağlayan kaslar kasılmaya başlayarak gözün kısa bir süre ters yönde hareketine neden olur. Çevrenizdekileri aşağıdan yukarıya doğru hareket ediyormuş gibi görmenizin nedeni işte budur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/algi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akut Eklem Romatizması</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/akut-eklem-romatizmasi.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/akut-eklem-romatizmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Nov 2009 12:29:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet ve Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik ve Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[akut romatizmal ateş]]></category>
		<category><![CDATA[bademcik iltihabı]]></category>
		<category><![CDATA[romatizmal ateş]]></category>
		<category><![CDATA[streptokok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=69</guid>
		<description><![CDATA[Akut eklem romatizması ya da romatizmal ateş, kalp kapağına zarar verme riski taşıması açısından çocukluk hastalıklarının en tehlikelilerinden biridir.
 
 Bademcik iltihabının eklem romatizmasına, hatta kalp hastalığına neden olabileceği doğru mu?
Bademcik iltihabına yol açan streptokok türü bir bakteriyse,eklem romatizmasına ve kalpte bazı hasarlara neden olma olasılığı vardır. Yalnız burada bakterinin doğrudan etkisi değil, bağışıklık sisteminin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Akut eklem romatizması ya da romatizmal ateş, kalp kapağına zarar verme riski taşıması açısından çocukluk hastalıklarının en tehlikelilerinden biridir.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> Bademcik iltihabının eklem romatizmasına, hatta kalp hastalığına neden olabileceği doğru mu?</strong></p>
<p>Bademcik iltihabına yol açan streptokok türü bir bakteriyse,eklem romatizmasına ve kalpte bazı hasarlara neden olma olasılığı vardır. Yalnız burada bakterinin doğrudan etkisi değil, bağışıklık sisteminin bir tepkisi söz konusudur.</p>
<p><strong> Küçükken akut eklem romatizması geçirdim ve 18 yaşıma gelinceye kadar penisilin kullandım. Doktor dişçiye gitmeden önce de penisilin almam gerektiğini söyledi. Neden?</strong></p>
<p>Geçirdiğiniz ilk akut eklem romatizması (romatizmal ateş) nöbeti, bir tür bakteri olan “streptokok”un yaptığı iltihaplanma sonucu ortaya çıkmıştır. Penisilin, hastalığı geçirmiş olan çocuklara, ikinci bir nöbetin gelmemesi için verilir. Yaşınız ilerledikçe bu tehlike aşağı yukarı bütünüyle ortadan kalkacağından penisilin almanız gerekmez. Diş tedavisinde yalnız antibiyotik verilmesinin nedeni ise farklıdır. Akut eklem romatizması sonucu kalbi hasar görmüş kişilerin, özellikle diş üzerinde yapılan işlemlerden sonra kalp kapakları iltihaplanabilir. Bu, antibiyotikle önlenir.</p>
<p><strong> Akut eklem romatizması her zaman kalp hastalığı yapar mı?</strong></p>
<p>Hayır. Kalbe zarar verme olasılığı oldukça düşüktür. Ağır kalp bozuklukları, yineleyen ya da uzun süren  romatizmal ateşten sonra oluşur.</p>
<p><strong> Romatizmal ateş sık görülen bir hastalık mıdır?</strong></p>
<p>Gelişmiş ülkelerde artık pek görülmemesine karşın az gelişmiş ülkelerde hâlâ yaygındır. Bunun nedeni beslenme yetersizliği, temizlik koşullarının kötülüğü,sağlıksız ve kalabalık bir ortamda barınma gibi yoksulluktan kaynaklanan sorunların yol açtığı direnç düşüklüğü ve yetersiz tedavidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/akut-eklem-romatizmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alay ve Takılma</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/alay-ve-takilma.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/alay-ve-takilma.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Nov 2009 08:04:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[alay etmek]]></category>
		<category><![CDATA[alay etmek ile ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[alay etmek nedir]]></category>
		<category><![CDATA[alaya almak]]></category>
		<category><![CDATA[takılmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=103</guid>
		<description><![CDATA[Alay ve takılma, çocukların önlenemeyen davranışlarından biridir. Önemli olan, anne ve babanın çocuklarına, şakaların, arkadaşlık ve iyi niyet sınırlarını aşmaması gerektiğini öğretebilmeleridir.
 
 Niçin çocuklar sık sık birbirlerini alaya alırlar?
Çocuklar genellikle anlayamadıkları, olağandışı şeyler karşısında bocalarlar. Bu, değişik alışkanlıkları olan farklı ırktan birisi olabileceği gibi, özürlü ya da farklı konulara eğilimli biri de olabilir. Çocukların, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Alay ve takılma, çocukların önlenemeyen davranışlarından biridir. Önemli olan, anne ve babanın çocuklarına, şakaların, arkadaşlık ve iyi niyet sınırlarını aşmaması gerektiğini öğretebilmeleridir.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> Niçin çocuklar sık sık birbirlerini alaya alırlar?</strong></p>
<p>Çocuklar genellikle anlayamadıkları, olağandışı şeyler karşısında bocalarlar. Bu, değişik alışkanlıkları olan farklı ırktan birisi olabileceği gibi, özürlü ya da farklı konulara eğilimli biri de olabilir. Çocukların, kendileri için “normal” olmayan bu tür özelliklere ilk tepkileri, alaydır. Ne var ki, alay etmenin uzun sürmemesi, bir süre sonra söz konusu kişiye alışmaları gerekir. Uzun sürdüğü ve kötü niyetli bir nitelik kazandığı durumlar, güvensizliğin işaretidir. Bu durumda alay, başkalarını aşağılayarak kendi yetersizliğini örtme ve kendi konumunu sağlamlaştırma çabasından başka bir şey değildir.</p>
<p><strong> Kendisiyle alay eden birine takılmak, söz konusu kişiyi olumsuz yönde etkiler mi?</strong></p>
<p>Kişinin kendi kendisiyle alay etmesi genellikle, başkaları tarafından kırılmamak için alınan bir önlemdir. Genç yaşlarda, başkalarının alaylarına karşı kendini koruma amacıyla geliştirilir. Sözgelimi şişman kişiler, sık sık kilolarıyla ilgili şakalar yapabilirler. Ne var ki bu onların şişmanlıklarına aldırmadıklarını göstermez. Alay konusu olmaktan, daha önce kendisi söylemiş bile olsa büyük üzüntü duyabilirler. Irk konusundaki şakalar için de aynı şey geçerlidir. Belli bir ırktan kişiler, kendi aralarında, özelliklerine ilişkin şakalar yapabilirler, ama başka birinden benzer sözler işitmek hoşlarına gitmez.</p>
<p><strong> Kocam yaptığım yemeklerle hep alay ediyor. Yeni yemekler denemek istiyorum, ama kendime güvenimi yitirdim. Ne yapmalıyım?</strong></p>
<p>Anlaşılan kocanız, farkına varmadan olumsuz bir alışkanlık geliştirmiş. Birbirinize yakın olduğunuz bir zamanda ona bu konudaki duygularınızı anlatıp, desteğine gereksiniminiz olduğunu söyleyin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/alay-ve-takilma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akupunktur</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/akupunktur.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/akupunktur.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Nov 2009 07:16:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet ve Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik ve Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[akupunktur dr]]></category>
		<category><![CDATA[akupunktur ile tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[akupunktur sigara]]></category>
		<category><![CDATA[akupunktur tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=57</guid>
		<description><![CDATA[Her derde deva mı, yoksa kandırmaca mı? Akupunktur, olağanüstü bir tedavi yolu olmamakla birlikte, strese ilişkin sorunlar ve ağrıyı giderme yöntemlerine yeni bir seçenek getirmesi nedeniyle günümüzde yaygınlaşmaktadır.
 
 Sigarayı bırakmak istiyorum. Akupunktur yararlı olur mu?
Gerçekten bırakmak istiyorsanız evet. Akupunktur sigara bırakanlarda görülen şiddetli arzuyu azaltmaktadır-,
 Akupunktur sırasında batırılan iğneler insanın canını acıtmaz mı?
iğne deriye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Her derde deva mı, yoksa kandırmaca mı? Akupunktur, olağanüstü bir tedavi yolu olmamakla birlikte, strese ilişkin sorunlar ve ağrıyı giderme yöntemlerine yeni bir seçenek getirmesi nedeniyle günümüzde yaygınlaşmaktadır.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> Sigarayı bırakmak istiyorum. Akupunktur yararlı olur mu?</strong></p>
<p>Gerçekten bırakmak istiyorsanız evet. Akupunktur sigara bırakanlarda görülen şiddetli arzuyu azaltmaktadır-,</p>
<p><strong> Akupunktur sırasında batırılan iğneler insanın canını acıtmaz mı?</strong></p>
<p>iğne deriye batırılırken hafif bir acı hissedilir. Tedavi sırasında da uyuşma, ağrı, şişme ya da gıdıklanma olabilir.</p>
<p><strong> İğnenin batırıldığı yerde kanama olmaz mı?</strong></p>
<p>Kullanılan iğneler son derece düzgün ve ince olduğundan dokulara zarar vermez ve bu nedenle genellikle kanama yapmaz. Ancak, kulak ve yüzdeki bazı noktalarda çok sayıda kan damarı bulunduğundan bazen kanama görülebilir.</p>
<p><strong> Tedaviden sonuç alınabilmesi için akupunktur ne kadar sürdürülmektedir?</strong></p>
<p>Bu, birçok etkene bağlıdır. Akut rahatsızlıklar hemen ya da 1-2 haftada iyileşebilir. Kronik hastalıklarda ise, ilk birkaç hafta içinde biraz yararı görülmekle birlikte, iyileşme,ancak daha uzun sürede, 2-3 ay süren haftalık seanslardan sonra sağlanabilmektedir.</p>
<p><strong> Her yaşta insana akupunktur uygulanabilir</strong> <strong>mi?</strong></p>
<p>Aşağı yukarı 7 ile 70 yaş arasındaki herkese akupunktur uygulanabilir, iğneden korkmamaları ve batırıldığı sırada hareketsiz durmaları koşuluyla, çocuklara da yapılabilir. Yaşlı hastalarda ise iğne tedavisi yerine genellikle moksibüsyon yeğlenmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/akupunktur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akciğer ve Hastalıkları</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/akciger-ve-hastaliklari.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/akciger-ve-hastaliklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 19:28:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet ve Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik ve Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer hastalıkları tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[akciğerde kanser]]></category>
		<category><![CDATA[astım ve üzüntü]]></category>
		<category><![CDATA[balgam azaltıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kızamık]]></category>
		<category><![CDATA[kronik akciğer hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[solunum hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=72</guid>
		<description><![CDATA[Akciğerler yaşamsal önem taşıyan organlardır. Ne var ki, genellikle bu organlara gerekli özen gösterilmediğinden, sigara ve çevre kirliliği gibi olumsuz etkenlerden zarar görmeleri kaçınılmazdır.
 
İlk akla gelen, hastalıktan çok, tam formda olmadığınızdır. İlk koşudan sonra bol balgam çıkarabilirsiniz. Bu oldukça normaldir; egzersizleri sürdürürseniz hem balgam azalacak, hem de performansınız artacaktır.
Üzüntünün astıma neden olabileceği doğru mu?
Hayır, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Akciğerler yaşamsal önem taşıyan organlardır. Ne var ki, genellikle bu organlara gerekli özen gösterilmediğinden, sigara ve çevre kirliliği gibi olumsuz etkenlerden zarar görmeleri kaçınılmazdır.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>İlk akla gelen, hastalıktan çok, tam formda olmadığınızdır. İlk koşudan sonra bol balgam çıkarabilirsiniz. Bu oldukça normaldir; egzersizleri sürdürürseniz hem balgam azalacak, hem de performansınız artacaktır.</p>
<p><strong>Üzüntünün astıma neden olabileceği doğru mu?</strong></p>
<p>Hayır, ama astımı olanların heyecanlandıkları ya da üzüldükleri zaman durumları kötüleşir. Duygusal sorunların astımın birincil nedenlerinden olmadığının anlaşılmış olmasına karşılık, astım krizlerini şiddetlendirdiği bilinmektedir.</p>
<p><strong> Kızım kızamık çıkarıyor; bir arkadaşım kızamığın ciddi akciğer hastalıkları yapabileceğini söyledi. Doğru olabilir mi?</strong></p>
<p>Evet, ama bu başka koşullara da bağlıdır. Kızamık virüsü akciğerlere yerleşebileceği gibi, hastanın başka enfeksiyonlara karşı direncinin azalmasına da neden olabilir ve sorunu yaratan budur. Kızamık normal seyrini izledikten sonra çocuğunuzda inatçı bir öksürük gelişirse, doktora gösterin.</p>
<p><strong> Akciğerlerin içi bir aygıtla nasıl muayene edilir? Muayene sırasında ağrı duyulur mu?</strong></p>
<p>Kullanılan aygıtın adı bronkoskoptur. Bronkoskop, soluk borusundan aşağıya indirilerek akciğerin derindeki bölgelerinin görülebilmesini sağlayan, ince, esnek bir cam borudur. Bu işlem, herhangi bir ağrı yapmaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/akciger-ve-hastaliklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akıl</title>
		<link>http://www.sagliksayfasi.com/akil.html</link>
		<comments>http://www.sagliksayfasi.com/akil.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 16:38:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[akıl]]></category>
		<category><![CDATA[akıl hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[akıl hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[akıl zeka]]></category>
		<category><![CDATA[depresif]]></category>
		<category><![CDATA[eksantrik]]></category>
		<category><![CDATA[manik depresif hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[üzüntülüdurum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksayfasi.com/?p=80</guid>
		<description><![CDATA[Akıl hastalığı nedir, tedavi için neler yapılabilir? Bu konuda bazı bilgiler verilebilir, ama söz konusu dalın tıbbın kesinlik kazanmamış bir alanı olduğunu unutmamak gerekir.
 
 Büyüme çağındaki kızım, iniş çıkışlarla dolu ruhsal değişiklikler göstermeye başladı. Bu manik depresif hastalık olabilir mi?
Olabilir, ama onun yaşında pek görülmez. Kızınızdaki ruhsal değişikliklere gençler arasında oldukça sık rastlanır. Nedeni, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Akıl hastalığı nedir, tedavi için neler yapılabilir? Bu konuda bazı bilgiler verilebilir, ama söz konusu dalın tıbbın kesinlik kazanmamış bir alanı olduğunu unutmamak gerekir.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> Büyüme çağındaki kızım, iniş çıkışlarla dolu ruhsal değişiklikler göstermeye başladı. Bu manik depresif hastalık olabilir mi?</strong></p>
<p>Olabilir, ama onun yaşında pek görülmez. Kızınızdaki ruhsal değişikliklere gençler arasında oldukça sık rastlanır. Nedeni, çok derinlerde değil, arkadaş ilişkilerinde aramak daha doğru olur. Ancak iniş çıkışların daha sık ve uzun süreli görülmeye başladığı durumlarda bir psikiyatri uzmanıyla görüşmeniz yerinde olur.</p>
<p><strong> Kocam eskiden de eksantrikti, ama artık durumu iyice kötüye gitmeye başladı. Eksantriklik ne zaman <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/akil-hastaligi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with akıl hastalığı">akıl hastalığı</a>na dönüşür?</strong></p>
<p>Söz konusu kişiyle birlikte yaşayanların, o kişiyle daha fazla başa çıkamaz duruma geldikleri zaman eksantriklik <a href="http://www.sagliksayfasi.com/etiket/akil-hastaligi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with akıl hastalığı">akıl hastalığı</a>na dönüşmüş demektir. Bununla birlikte, hiçbir zaman o kişi hafife alınmamalı ya da yargılanmamalıdır. Aslında uzmanlar genellikle, birkaçı dışında eksantriklerin akıl hastası olduğunu kabul etmezler. Bunun nedeni, eksantriklerin bilinçli olmalarıdır. Davranışlarda aşırı taşkınlık, başka durumlarda uygun görülmeyecek hareketleri yapma özgürlüğünü kazanmanın bir yoludur.</p>
<p><strong> Kısa bir süre önce annem öldü ve babam son derece üzgün. Doktora gitmesini söylesem mi?</strong></p>
<p><strong> </strong>Hayır, söylemeyin; nasıl olsa gitmeyecektir. Yaşlı insanlar bu türden deneyimlerinde doktor yardımı istemeyi uygun görmezler. Ona siz yardım etmeye çalışmalısınız. Kendisine üzüntüsünden söz açın, başlangıçta karşılık vermezse kaygılanmayın. Acısını dışa vurması için cesaret vermeyi sürdürün.</p>
<p>Üzüntülü (depresif) durumu sürerse doktora kendiniz gidip babanız için korkularınızı anlatın. Gerekiyorsa doktor babanızı evinde ziyaret edecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksayfasi.com/akil.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
